Ana içeriğe atla

Bilgi çağında yeni başarı göstergeleri


Değerli dostlar,

Günümüz firmalarının büyük bir kısmı, işletmelerini finansal raporlar ile yönetmektedir. Bu raporlar, günümüzden yıllar önceden beri süregelen, şirketlerin performasını ve devam edebilmeleri için gerekli olan finansal faaliyetlerin belirleyicisi olmuştur.

Ancak, bilgi çağının gelmesi ve işletmelerin hızla değişen ortama ayak uydurabilmeleri ihtiyacının doğması ile beraber, farklı göstergelere, farklı verilere gereksinim duyulmuştur. Mevcut finansal raporlar ağırlıklı olarak geçmiş 3 ay veya belirlenmiş periyotta yaşanan olayların ve performansın sonucunu göstermektedir. Oysa ki artık, önümüzdeki dönem için bize yol gösterici olması gereken göstergeler önem arz etmeye başlamıştır.

İşletmeler finansal olmayan ancak, bilgi çağının gelmesi ile artık maddi olmayan varlık olarak kabul edilen çalışanları, firmanın know-how ı, işletmelerin kendi iç işleyişleri ve sadık müşterileri ile değer yaratmaktadır. Firmaların önlerindeki dönemde yaratacakları katma değer ve büyüme stratejileri tamamen bu varlıklarının etkin yönetimi ve kapasiteleri ile doğru orantılıdır. Peki, bu varlıklar, işletmelerin finansal tablolarında nasıl yer alabilir? Bilançolarında nasıl gösterilebilir? Bu gerçekten çok zor bir durumdur.

Bu durumla ilgili çeşitli raporlama sistemleri şu an uygulanmaya çalışılmaktadır. Halen kesin bir standart oluşmamıştır. Ancak, farklı uygulamalar endüstride kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi de “Balanced Scorecard” dediğimiz ve Robert Kaplan ve David Norton tarafından oluşturulmuş yeni bir sistematiktir.

Balanced scorecard geleneksel maliyet muhasebesi sistemini reddetmez. Yeni sistem, işletmelerin gelecek dönem performanslarını etkileyen ölçütlerle çalışmasını hedefler. Scorecard’ın ölçütleri, işletmelerin vizyon ve stratejileri gözönünde tutularak belirlenir. Scorecard bu değerlendirmeyi 4 farklı açıda yapar. Bunlar, Finans, müşteri, iç işleyiş, Öğrenme ve büyümedir.

Bir sonraki yazımda, konuya devam edeceğim.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...