Ana içeriğe atla

Problemleri sayısal değerlere çevirmek

 

Değerli dostlar,

İşletmelerde en önemli konulardan birisi de problem çözme becerisine sahip çalışanlarınızın olmasıdır. Problem çözme ile ilgili çeşitli bilinen metotlar vardır. Hepimizin bildiği, balık kılçığı, pareto, beyin fırtınası gibi çeşitli yöntemler bulunmaktadır. Bugün bunlardan bahsetmeyeceğim. Problem çözmenin en önemli unsurlarından birisi de problemi dijital hale getirebilmektir. Yani, sorunu elinizdeki verilerle beraber sayısal değerlere dönüştürme becerisidir.

Herhangi bir problemi, eğer dijital değerlere, sayısal değerlere çevirebiliyorsanız, problemi kolaylıkla çözebilirsiniz. Her problem, çevrilebilir mi? Bence evet, çevrilebilir. Çünkü, evrenin dili matematiktir. Dolayısıyla, bence her problem sayısal değerler üzerinden modellenebilir. Peki, bunu nasıl başaracağız? Mühendislik problemlerinin modellenmesi nispeten daha kolayken, daha soyut kavramların sayısal verilere çevrilmesi daha zordur. Ancak, yine de ne kadar soyut olursa olsun, mutlaka sayısal değerlere çevrilmelidir. Bugün, sayıyla alakalı olmadığını düşündüğümüz renklerden, düşüncelere kadar çoğu kavram sayısal değerler üzerinden modellenmektedir. Daha önceki yazılarımda size beynimizin bile dijital olarak modellenmeye çalışıldığını anlatmıştım. Bu sebeple, konuya ön yargılı olmadan, rasyonel bir şekilde yaklaşmak, işimizi kolaylaştıracaktır.

Peki, nasıl yapacağız? Öncelikle, sayısal değerlere dönüştüreceğimiz konuyu en ince detaylarına kadar incelememiz gerekmektedir. Arkasından, problemle ilişkili, değişkenlerin bulunup, bunların sayısal verilere çevrilmesi gerekiyor. Yani, konu her ne ise, nelerden oluşuyor, bunları tespit edip, sayılara çevirmemiz gerekiyor. Arkasından, bu bulduğumuz kavramların birbirleri ile olan korelasyonlarının bulunup, sebep sonuç ilişkisi çerçevesinde irdelenmesi gerekiyor. Bu kapsamda, elde etmek istediğimiz sonuç tanımlanıp, problemi oluşturan kavramlar ile formüle edilince, amaçlanan duruma gelinebiliyor. Tabi, bu burada yazdığım kadarıyla, kolaylıkla anlaşılıp uygulanabilecek bir durum değildir. Ancak, teknik destek alınarak, problemler bu yolla çözülebilir. Unutmayın, tüm evren, herşey sayılardan ibarettir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...