Ana içeriğe atla

Pazar kesimi belirlerken


Değerli dostlar,

Daha önceki yazılarımda satış stratejisi, satış taktikleri, pazar kesimleri kavramlarından bahsetmiştim. Bugün bu konuya biraz daha detaylı değineceğim. Satış stratejisine bağlı olarak, firmanın içinde olmak isteyeceği Pazar kesimini belirlemek çok önemli bir konudur. Aynı miktar satış ile daha fazla kar edebilmek için çok akılcı davranmak gerekmektedir. Peki, bunu nasıl başaracağız?

Burada, daha önceki yazımda belirttiğim müşteriye fayda sağlayarak satıştan bahsetmeyeceğim. Tamamen, Pazar analizi ile nasıl daha rasyonel davranarak, daha karlı olabileceğimizi yazacağım. Amerika pazarında faaliyet gösteren önemli bir petrol ve otomobil yağı üreten firma, satış stratejisini belirlemek için pazarı analiz eder. Sonuçlar çarpıcıdır. Araştırma sonuçları, pazarı 5 farklı müşteri profiline indirgemiştir.

A-      Grubu müşteriler: Alıcıların % 16 sı

Yapılan incelemelerde bu gruba dahil olan müşterilerin yüksek gelir düzeyine sahip orta yaşlı erkekler olduğu tespit edilmiştir. Yıllık 12.000 – 20.000 km seyahat ettikleri, süper benzin kullandıkları, kredi kartıyla ödeme yaptıkları, benzin istasyonundaki büfeden sandviç ve içecek satın aldıkları belirlenmiştir.

B-      Grubu müşteriler : Alıcıların % 16 sı

Genellikle, ortalama ve yüksek gelir düzeyine sahip olan erkek ve kadın sürücülerdir. Belli bir marka benzin almayı ve bazıları da belirli bir benzin istasyonundan almayı tercih ederler. Nakit ödeme yaparlar.

C-      Grubu müşteriler : Alıcıların 27 si

Yaşları, 25 in altında olan ve devamlı hareket halinde olan erkek ve kadınlardır. Çok fazla araba kullanırlar ve benzin istasyonundaki büfeden çok fazla yiyecek alırlar.

D-      Grubu müşteriler : Alıcıların % 21 i

Genellikle, gün içinde çocuklarını okula ve başka aktivitelere götürüp getiren ev hanımlarıdır. Evlerine en yakın olan veya yollarının üstünde olan benzin istasyonlarından alışveriş yaparlar.

E-      Grubu müşteriler : Alıcıların % 20 si

Belli bir marka veya  belli bir benzin istasyonuna bağlılıkları yoktur. Nadir olarak süper benzin alırlar. Genelde kısıtlı bütçeye sahiptirler.

Firma, petrol şirketlerinin yıllardır, “E” grubu müşteriler için savaşmakta olduğunu tespit etti. Yöneticiler, bu tip müşterilerin toplam portföyün sadece % 20 sini oluşturduğunu ve en düşük kar marjını bırakan müşteriler olduğunu belirlediler. Bu durum karşısında şirket ilgisini, portföyün % 59 unu oluşturan ve en karlı olan ilk üç kesimi çekecek ve muhafaza etmeyi sağlayacak olan özel değer teklifleri yaratmaya odaklamıştır.

Böylece şirket aynı miktar mal satışı ile daha fazla kar elde etmeyi başarmıştır. Herşey de olduğu gibi, satışta da işe zeka katmak ve istatistikten faydalanmak gerekmektedir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...