Ana içeriğe atla

Strateji, vizyon, misyon kavramlarının şirketlerde uygulanmasında yaşanan problemler


Değerli dostlar,

Yıllardır, misyon, vizyon kavramlarını firmalarda duyarız. Firmalar, bu kavramları duvarlarına asarlar. Kalite klasörlerinin içinde gösterirler. Ancak, bu kavramlar firmalarda tam olarak anlaşılmazlar, içselleştirilmezler. Bu sebeple, amacına da ulaşmazlar. Daha önceki yazılarımda size kalite kavramlarının kağıt üzerinde kaldığını, amacına ulaşmadığını anlatmıştım. Aynı durum, bu 2 önemli kavram için de geçerlidir. Duvarlarda, dosyalarda süslü süslü dururlar ama kimse ne anlama geldiğini ne işe yaradığını bilmez.

Firmalarda oluşturulan stratejilerin belirlenmesi, geliştirilmesi ve uygulanması arasında bağlantı kurulamaması çok önemli bir problemdir. Şirketlerin üst yönetimleri çoğu zaman çok başarılı stratejiler belirlemelerine rağmen, firma içinde bu stratejileri istedikleri gibi uygulayamadıkları için başarılı sonuçlar elde edemezler. Burada en önemli kavram insan kaynağının yetkinliği ve yöneticilerin yönetme becerisine sahip olup olmamalarıdır. Bu kavramların firmalarda içselleştirilmesi ve uygulanması ciddi çaba ve özveri gerektirir.

Peki, neler bu kavramların firmalarda uygulanmasını engelliyor. Yapılan araştırmalar, 4 ana sebep üzerine yoğunlaşıyor.

1.       Eylemsel olmayan vizyon ve stratejiler
2.       Departman, takım ve kişilerin hedefleriyle bağlantısı olmayan stratejiler
3.       Uzun ve kısa dönemli kaynak tahsisi ile bağlantılı olmayan stratejiler
4.       Stratejik olmayan taktiksel geribildirim desteği

Sonraki yazılarımda bu konuların detaylarını anlatacağım.

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...