Ana içeriğe atla

Problem çözme becerisi


Değerli dostlar,

Bugün size yıllar önce yaptığım bir iyileştirmeden bahsedeceğim. Çok güzel bir örnek olduğu için anlatma ihtiyacı hissediyorum. Özellikle umarım, genç mühendis arkadaşlarıma faydalı olur. Bundan yaklaşık 20 yıl önce genç bir mühendis iken, sorumlu olduğum üretim atelyesinde yaşanan ve yıllarca çözüm bulunamayan bir problemden bahsedeceğim.

Konu, kamyon jantlarının disklerinin etek kısmı dediğimiz kısmında flow forming operasyonu sonrası oluşan çapakların tornalanması operasyonunun iyileştirilmesi ile ilgili. Atelyede mühendis olarak başlayınca konu bana bahsedildi. Çapak miktarı çok olduğu için, tornalama süresi çok uzun oluyor ve üretimde dar boğaz oluşturuyordu. Hatta bu operasyon için, 2 adet torna alınmış ancak bu şekilde hat dengeleme yapılabilmişti. Problemin çözümü ağırlıklı olarak, daha kaliteli uç denemeleri ile çözülmeye çalışılmıştı. Onlarca deneme yapılmış, ancak bir türlü uygun kalitede uç bulunamamış ve problem adeta bir şehir efsanesi haline gelmişti.

Prosesi incelediğimde, makine operatörlerindeki umutsuzluğu gözlerinde görüyordum. Yapılamayacağını, boşuna uğraşacağımı bana hissettiriyorlardı. Oysa ki, bana en çok keyif veren işler de böyle çözümsüzlük içinde kalmış uygulamalardı. Problemi incelediğimde, yıllarca uygulanan çözüm metodunun aslında doğru olmadığını tespit ettim. Problemin çözümü, torna prosesinde değildi. Çok fazla çapak vardı, boşuna uç harcıyorduk. Sorun uçta değil, çapak miktarında idi. Önceki operasyonu incelediğimde, flow forming operasyonuna gelen disk pullarının kesiminde, yüzeylerde kesimden kaynaklanan çapaklar olduğunu gördüm. Flow forming operasyonunda sıvama esnasında bu çapaklar büyüyorlardı. Flow forming operasyonu da ana çözüm noktası değildi. Daha önceki pul kesim operasyonu esas problemli nokta idi. Kesimde oluşan çapaklar, ne kadar az olursa, flow forming operasyonunda oluşan çapaklarda o kadar az oluyordu. Kesim operasyonu iyileştirilmeli idi. Kesim operasyonunu incelediğimde, kesim operasyonunun zayıf bir hidrolik pres ile yapıldığını dolayısıyla, kesim prosesinin ağırlıklı kesme değil, koparma şeklinde olduğunu belirledim. Daha yüksek kapasiteli mekanik preslerde denemeler yaptığımda, kesim sonrası oluşan çapak miktarının çok azaldığını gördüm. Problem çözülmüştü. Pullarda çok az çapak oluyor, flow forming operasyonu sonrası çok az çapak oluşuyor. Torna operasyonu az çapak olduğu için işini daha çabuk bitiriyordu. Torna uçlarının da ömürleri uzamıştı. Bir taşta, iki kuş. Mükemmel bir iş çıkarmıştık.

Dolayısıyla, problemleri çözerken derinlemesine incelemek gerekir. Sebep sonuç ilişkisi kurarak yapılan yaklaşımlar çoğu zaman başarı getirmektedir.    

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Thales

Değerli dostlar, Bugün yine, mühendislik tarihinin büyük insanlarından Thales’den bahsedeceğim. M.Ö 7. Yy da doğmuş ve M.Ö. 6.yy da ölmüştür. Kendisi bu topraklardandır. Milet’lidir. Bilinen ilk bilim insanlarındandır. Sokrat, Pisagor gibi bilim insanlarından da önce yaşamıştır. Zaten dünya medeniyeti üzerinde yaşadığımız topraklarda oluşmuştur. Thales o zamanlar Dünya medeniyetinin merkezi olan Mısır’a seyahat etmiş ve Babil kültürü almıştı. Güneş tutulmasını önceden haber verdiği söylenir. Bir piramitin yüksekliğinin nasıl ölçülebileceğini gölgesinin uzunluğuyla Güneş’in ufka olan açısını hesaplayarak bulmuştur. Bu yöntem hala bugün, Ay’daki dağların yüksekliğini ölçmek için kullanılıyor. Thales, kendisinden 3 yüzyıl sonra Euklid tarafından yazılı belge haline getirilerek teoremleri kanıtlanan ilk bilim insanıdır. İkizkenar üçgenin tabanındaki açıların eşit olduğunu Thales bulmuştur. Thales ilk kez, dünyamızı Tanrı’ların aracılığına başvurmadan anlamaya çalışmış insandı...