Ana içeriğe atla

Vatandaşlık görevi

Değerli dostlar,

Bugün yine, Vehbi bey'in sanayileşme ve kalkınma dışında ülkenin sosyal ve toplumsal olaylarına ne kadar hassas olduğunu gösteren başka bir örnek vereceğim. Anılarımla patronum Vehbi Koç kitabından alıntıdır. 

" İşte size vatandaş Vehbi Koç'tan vatandaşlık görevi örnekleri; Ben boğaz'da Yeniköy ile Tarabya arasında deniz kıyısında yürüyüş yaparım. Birgün Kalender orduevi karşısına isabet eden deniz tarafındaki asfalt yol ve kaldırımdaki çatlakların giderek büyüdüğünü farkettim. Bunlar tamir edilmezse, ileride belediyeye daha pahalıya mal olacağını düşünerek, zamanın Sarıyer belediye başkanı Ali Sandıkçı'ya mektup yazarak durumu bildirdim. Sarıyer belediyesi verdiği cevapta bu konunun büyükşehir belediyesini ilgilendirdiğini açıkladı. 

Büyükşehir belediyesinin cevabı Temizlik işleri müdür vekili Osman Karakelle'den geldi. O da, yoldaki çatlakların İSKİ kazılarından kaynaklandığını bildiriyor ve kazılar bitince asfalt yamalarının yapılacağını açıklıyordu. Aradan sekiz ay geçmiş olmasına rağmen hiçbirşey yapılmayınca çatlaklar üç misli daha genişledi. Bende durumu ayrı bir mektupla Büyükşehir belediye başkanı Bedrettin Dalan'a duyurarak ihmalin giderilmesini sağladım. Böylece, bir vatandaş olarak vazifemi yapmış olmanın huzurunu duydum."


Hepimize altın bir öğüt!

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...