Ana içeriğe atla

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar,

En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık.

Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürlerini, hem de duyguları insanların yüzlerine nasıl yansıttığını hayranlıkla keşfedeceksiniz. Son akşam yemeği resmi, bir anı resmediyor. Hz. İsa çarmıha gerilmeden önceki akşam, havarilerine, içlerinden birisinin kendisine ihanet edeceğini söylüyor, işte, resim Hz. İsa’nın bu sözü söylediği andan sonraki havarilerin davranışlarını anlatır.

Leonardo, nesneleri resmederken, nasıl sfumato tekniğini kullanarak katı çizgileri bulanıklaştırdıysa, perspektifteki ve zamanın anlarındaki, keskinliği de aynı şekilde muğlaklaştırmıştı. Leonardo, hareket ve duygu dalgalanmalarını ifade ederek, bir anı yakalamakla kalmayıp bir tiyatro koreografisi hazırlarmışçasına bir drama sahneliyordu. Drama, İsa’nın sözünü tamamlamasının arkasından başlar. Artık susmuş olan İsa başını eğmiştir, elleri ekmeğe doğru hareketini sürdürmektedir.

Leonardo, bir anın içindeki hareketi tasvir etmenin yanı sıra ruhun devinimlerini resmetmekte de ustaydı. “İnsan figürleri öyle resmedilmeli ki, izleyici onların poz ve duruşlarına bakarak zihinlerinden neler geçirdiklerini kolayca anlayabilmelidir” diye yazmıştır. Son Akşam yemeği bunun sanat tarihindeki en görkemli ve en canlı örneğidir. Resimde 12 havari üçlü gruplar halinde bir araya getirilmiştir. Soldan başlayarak zamanın akışını hissedebiliriz. En solda Bartalmay, küçük Yakup ve Andreas’ın olduğu grup bulunur. Soldan ikinci üçlü de Yahuda, Petrus ve Yuhanna bulunur. Esmer, çirkin olan yapılan açıklamanın onu kastettiğini bilen Yahuda, sağ elinde İsa’ya ihanet sözü karşılığında ona verilmiş olan, gümüş kesesini tutmaktadır. Geriye kaykılmıştır ve o meşhur hareketiyle bir tuzluğu devirir. İsa’dan uzaklaşmaktadır ve gölgeler içinde resmedilmiştir. Petrus saldırgan ve öfkelidir, hiddet içinde koluyla önünü açmaktadır. “Hangimiz” diye sorar? Eyleme geçmeye hazırdır. Sağ elinde uzun bir bıçak tutar. Yuhanna, tam aksine şüphelinin kendisi olmadığını bildiğinden, sessizdir. Bildiği şeyin önlenemeyecek oluşundan dolayı hem üzgün hem de durumu kabullenmiş gözükmektedir. Yuhanna genellikle uyur ya da İsa’nın göğsüne yatmış halde tasvir edilir. Devamı, bir sonraki bloğumda.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...