Değerli dostlar,
Çocukluğumdan beri kitap okurum. İlk okuduğum kitaplar şaşıracaksınız ama çizgi romanlardı. Kızılmaske favorimdi. Benim gibi 70 li yılların başında doğanlar hatırlayacaktır, bu kitaplar 14 günde bir yayınlanırdı. Öyle bir yerde yarım kalırdı ki, o 14 günü tek tek sayardık. Bana kitap okuma alışkanlığını bu çizgi romanlar vermiştir.
Bu romanların ardından yaşım ilerledikçe, romanlar, arkasından, inceleme araştırma, kişisel gelişim, anı, bilimsel kitaplar, biyografi gibi kitaplara yöneldim. Hepsinden farklı bilgiler edindim. Her cumartesi olduğu gibi, bu cumartesi de size güzel bir kitap önereceğim. Kitap çok ilginç, insan davranışlarını analiz edip, farkında olmadan yaptığımız, davranışları anlatıyor. Herkese tavsiye ediyorum, özellikle satış bölümündeki arkadaşlarıma.
”Akıldışı ama öngörülebilir, Dan Ariely”
Selamlar,
Ufuk Saygın
Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...
Yorumlar
Yorum Gönder