Değerli dostlar,
Farkına varmışsınızdır belki de, yazdığım yazıların çoğu yaşanmış örneklerden çıkan yorumlarımdır. Ders kitaplarında yazmayan, ancak yaşanarak öğrenebilen ve doğruyu, yanlışı ancak çok farklı yönden değerlendirerek bulabileceğiniz konuları yazıyorum. Bunlar okurken belki hadi canım olur mu öyle şey diyeceğiniz ama gerçekten işletmelerde yaşanan konulardır.
Bugünkü konum dedikodudur. İşletmelerde ciddi bir bilgi kirliliği vardır. İnsanlar, belli noktalara gelebilmek için, maalesef çalışmayı seçmek yerine, işletme içindeki çalışanların yalan yanlış dedikodularını yaparak, kendilerine pay çıkarmaya çalışmaktadır. Maalesef de güç sahipleri, bu tip insanların kendilerine olan yakınlığı sebebiyle, bu dedikodulara çoğu zaman inanmakta ve ciddi şekilde hatalar yapmaktadır. Hatta, dedikoduyu teşvik eden, şirket içinde istihbarat ağı kuran yöneticilerin olduğu gerçektir. Bu gücü alan insanlar da arkalarındaki güç sahiplerinden kuvvet bularak, şirket içi hiyerarşiyi bozduğu ve şirketlere zarar verdiği gerçektir.
Bir patronun en yakını, genel müdürü değilmidir? Veya genel müdürün en yakını, genel müdür yardımcısı değilmidir? Şirket içindeki olayları analiz edebilmek için, bu tip davranışlar mı sergilenmelidir sizce?
Saygılarımla,
Ufuk Saygın
Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...
Yorumlar
Yorum Gönder