Ana içeriğe atla

Politika bilmek

Değerli dostlar,

Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım.

İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar.

İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikkat edin herkes sanki kendi fikriymiş gibi durumu sahiplenmeye ve kendi reklamını yapmaya çalışır. Eğer siz konunun reklamını yapmazsanız, neredeyse size başkalarının başarısıymış gibi bile durum getirilebilir. Hatta, bu zaten benim fikrimdi, o benden duydu gibi dedikodular bile yapılabilir. İnsanın kendini övmesi ne kadar zor olsa da maalesef bunu yapmak zorunda kalabilirsiniz. Özellikle, yetersiz ve bilgisiz yöneticiler bu durumu doğru analiz edemeyip, fikrin ve işin sahibinden çok, ağzı laf yapan kişileri başarılıymış gibi görebilirler.

Bir diğer husus, işiniz gereği çalışanlarınıza öğrettiğiniz tecrübeleriniz ve çalışmalarınızın yine yeterli değeri görmemesidir. Hatta, sizin kurduğunuz yönetsel anlayışı, uygulayıcıların başarısıymış gibi takdir görmesini bile yaşayabilirsiniz. Öyle bir duruma gelir ki algı, sanki firma bir canlıymış ve tüm yapılanları çalışanlara öğretiyormuş gibi davranılır. Bir de zaten yapılacaktı lafı vardır. Yapılan tüm çabalar, uğraşlar zaten yapılacaktı bunlar diyerek küçük görülmeye çalışılır. Düşünsenize siz gece gündüz çalışıyorsunuz, belli bir zaman sonra, yaptığınız onca iş itibarsızlaştırılıyor. Maalesef bu konuya en iyi örnek Ulu Önderimizin yaptıkları üzerinden verilebilir. Onca uğraş, çaba devrim, sanki kendi kendine olmuş veya zaten olacakmış gibi anlatılır. Yani, başarıyı yapanın hiç payı yokmuş gibi davranılır.

Bundan daha elim ve daha vahim olmak üzere, hakkınızda dezenformasyon yapılabilir. Sizin yapmadığınız, aklınızın ucundan bile geçmeyen şeyler sizin üzerinize yıkılarak hakkınızda algı oluşturulabilir. Daha da kötüsü bundan hiç haberiniz olmayabilir. Özellikle, yine yetersiz yöneticiler etraflarındaki dalkavuklar tarafından sizin hakkınızda doldurulabilir. Burada yapılması gereken şey yüzleştirmedir. Başarılı bir yönetici, iddia sahibi ile, hakkında dedikodu yapılanı karşı karşıya getirir. Ancak çoğu zaman bu maalesef böyle olmaz. Arkanızdan konuşan insanların ne konuştuğundan haberiniz bile olmaz.

İşte bu anlattığım sebeplerden ötürü politika bilmeniz gerekir. Politika bilmezseniz, bir anda olduğunuz ortamda yaratılan algının mahkumu olabilirsiniz. Yapmanız gereken, sürekli yaptıklarınızı, sunumlarla, toplantılarla iş yerinizdeki güç sahiplerine anlatmanız olacaktır. Siz yaptıklarınızı anlatmazsanız, emin olun sizin yaptıklarınızı başkaları, kendi yapmışlar gibi anlatacaktır.

İyi haftalar,

Saygılarımla, 

Ufuk Saygın

AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Thales

Değerli dostlar, Bugün yine, mühendislik tarihinin büyük insanlarından Thales’den bahsedeceğim. M.Ö 7. Yy da doğmuş ve M.Ö. 6.yy da ölmüştür. Kendisi bu topraklardandır. Milet’lidir. Bilinen ilk bilim insanlarındandır. Sokrat, Pisagor gibi bilim insanlarından da önce yaşamıştır. Zaten dünya medeniyeti üzerinde yaşadığımız topraklarda oluşmuştur. Thales o zamanlar Dünya medeniyetinin merkezi olan Mısır’a seyahat etmiş ve Babil kültürü almıştı. Güneş tutulmasını önceden haber verdiği söylenir. Bir piramitin yüksekliğinin nasıl ölçülebileceğini gölgesinin uzunluğuyla Güneş’in ufka olan açısını hesaplayarak bulmuştur. Bu yöntem hala bugün, Ay’daki dağların yüksekliğini ölçmek için kullanılıyor. Thales, kendisinden 3 yüzyıl sonra Euklid tarafından yazılı belge haline getirilerek teoremleri kanıtlanan ilk bilim insanıdır. İkizkenar üçgenin tabanındaki açıların eşit olduğunu Thales bulmuştur. Thales ilk kez, dünyamızı Tanrı’ların aracılığına başvurmadan anlamaya çalışmış insandı...