Ana içeriğe atla

Alan Turing 2. Bölüm

Değerli dostlar,

Sonuçta, Tüm savaş boyunca, Almanların şifreleri kırıldı. Bununla da kalmadı, Nazilerin aralarında paylaştığı bilgileri karıştırmayı başardı. Turing sayesinde, savaşın sonu yaklaşıyordu.

Turing kaç kişinin hayatını kurtarmıştı? Tam olarak söylemek zor. Ama dünya savaşı 1945’te bittiyse onun katkıları yadsınamaz. Çok mütevazi olan bu insan, bundan yararlanmaya kalkmadı. Hükümet kod ve şifre okulunda basit bir danışmanlık görevini kabul etti.

Felsefesi çok basitti. Düzenin olduğu yerde bilgi olur, ve bilginin olduğu yerde rastlantı olmaz. Bizde pek önemsenmeyen bilgi ve işlemci (Zeka) nın buluşması. Bundan böyle bilimi enformatik olacaktı. 1945 – 1948 yılları arasında Ulusal fizik laboratuvarı bünyesinde ilk otomatik hesap motorlarını tasarlamak üzere aralıksız çalıştı. Dünya’nın gerçek anlamda ilk bilgisayarlarından olan Mark 1 in programlanmasına dahil oldu. Bununla da kalmadı, ilk gerçek bir yapay zeka tasarlama projesinin başına geçti ve kağıt üzerinde işin tüm mimarisini oluşturdu. Bugün hala enformatik kuramcıların kanını donduran bir şey olmuştu. Aslında nihai ve korkutucu bir şey, yapay bir bilinç tasarımı. Turing bunun için bir kez daha temel fikirleri vermişti. Bir test yaratmıştı, bu test bugün hala Turing testi olarak bilinmektedir. Bu test bir insan ile bir makine arasında sözlü bir konuşmadan oluşur. Eğer insan artık başka bir insanla mı yoksa bir makine ile mi konuştuğunu söyleyemeyecek duruma gelirse, makine bilinçlenmiş demektir. Turing 1950 yılında bugün hala insanları ürpertme gücüne sahip bir kehanette bulunur. Ona göre günün birinde herhangi bir konudaki yanıtları bir insanın mı yoksa bir makinenin mi verdiğini ayırt etmek imkansız hale gelecekti.  

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...