Ana içeriğe atla

Nikola Tesla


Değerli dostlar,

Daha öncede belirttiğim gibi, biyografik kitaplar okumayı seviyorum. Özellikle, başarılı iş insanları ve bilim insanları hep ilgimi çekmiştir. Bugün size Tesla’yı yazacağım. Genç arkadaşlarımızın çoğu Tesla’yı araba markası olarak biliyorlar. Hatta Nikola Tesla deyince, futbolcu zannedenlerde olabiliyor.

Tesla maalesef, Edison kadar popüler bir bilim insanı olamamıştır. Ancak bu onun çok büyük bir bilim insanı olmamasından değil, her mühendis gibi reklamını iyi yapamamasından kaynaklanmaktadır. Ansiklopedik bilgiler vermeyeceğim, kısaca Sırbistan’da doğup, Amerika’ya göç etmiş bir mühendistir. Elektrik bilgisi sebebiyle, Amerika’ya Edison’un yanına gitmesinin kendisi için hem maddi hem de mesleki olarak fayda sağlayacağı düşüncesiyle Amerika’ya gitti ve çalışmalarına orada devam etti.

Tesla, sayısız icadı olan bir mucittir. En önemli icadı hiç şüphesiz Alternatif akımdır. Bugün kullandığımız caddelerdeki, evlerdeki elektriğin kullanımında hep alternatif akım kullanılmıştır. Bunun sebebi daha kolay ve ucuz bir şekilde bir noktadan diğerine aktarılmasıdır. Bunun yanında sayısız icadı vardır. Elektron mikroskobu, kozmik ışınları, radyo vakum tüpünü, telsizi uzaktan kumandayı ve şaşıracaksınız ama kablosuz elektriğin transferini bulmuştur. Bugün bile hala kullanmadığımız kablosuz elektriğin transferini 120 yıl önce başarmıştır.

Çok ilginç, bir kişiliği bulunmaktadır. İçine kapanık ve asosyal bir insandır. Bir otel odasında yaşamış ve güvercinlerle dost olmuştur. Tesla hayatımızı kolaylaştıran ve güzelleştiren önemli dâhilerden biridir. Kendisinin hayatını ve buluşlarını merak ediyorsanız, size “Zamanın ötesindeki deha Tesla” kitabını tavsiye ediyorum. Yazar Margaret Cheney dir.

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...