Ana içeriğe atla

Savaş Sanatı


Değerli dostlar,

Geçen yazımda hatırlayacağınız üzere, üst düzey yöneticilerden bahsetmiştim. Bugün de, babaları tarafından kurulan fabrikaların, oğullara teslim edilmesiyle gelişen olayları yazacağım.

Doğduğu andan itibaren iyi eğitim alan bu kuşak, yüksek öğrenimini genelde yurt dışında yaparak, babasının kurduğu işletmeye yönetici olarak başlıyor. Teorik bilgisi çok yüksek olan bu yetişmiş kimseler maalesef ülkemizin gerçekleriyle yüzleşince bocalamaktadır. Okullarda öğrendiği kuralların çoğu maalesef ülkemizde geçerli değildir. Ayrıca, her işletmenin kendine has dinamikleri bulunmaktadır.

Bu sebeple, herhangi bir işletmede söz sahibi olabilmek için işletmenin sahibinin oğlu olmak veya uzun yıllar aynı yerde çalışıp bir noktaya gelmek yeterli değildir. Hem okumak, öğrenmek hem de işletme koşullarını sahada yaşamak, farklı işletmelerde tecrübe kazanmak ve bunları beraber analiz edip, stratejiler geliştirmek gerekir.

Aynı aslında savaşta düşmana karşı geliştirilen stratejiler gibi, her düşman aynı olmadığı gibi, aynı taktik her savaşta geçerli değildir. Düşmanı veya işletme için durumu iyi analiz edip, ona göre tecrübe ve bilgi ile stratejiler oluşturulmalıdır.
Size, bunun için önemli bir kitap tavsiye edeceğim. Sun Tzu “Savaş sanatı”. Kitap 2.500 önce yazılmış bir savaş stratejisi kitabıdır. Ancak aslında tüm yöneticiler için bence bir el kitabı olacak mahiyettedir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...