Ana içeriğe atla

Üst düzey yöneticiler

Değerli dostlar,

İş hayatında çoğu zaman yaşanan bir problem de, bedensel çalışmayan, beyinsel, düşünsel çalışan insanların bir iş yapmadığına dair oluşan yanlış algıdır. Şirket üst düzey yöneticilerinin bilgisayar başında çeşitli analizler yaparak, oluşturdukları stratejiler ve yönetsel faaliyetler maalesef çoğu işveren tarafından hiçbir şey yapılmıyormuş gibi düşünülmektedir.

Oysa ki, şirket üst düzey yöneticilerinin yaptıkları çalışmalar, herhangi bir fiziksel yorulma belirtisi göstermemesine rağmen, şirketlere bedensel olarak çalışanlara göre çok daha fazla katma değer sağlarlar. Ancak, bütün çalışma beynin içinde ve bilgisayar başında çeşitli analizlere dayandığı için masada oturuyor gibi değerlendirilmektedir. Şirket üst düzey yöneticileri, şirketlerin karlılıklarına doğrudan etki eden çalışanlardır. Onların başarıları, tamamen şirketlerin mali tabloları ile değerlendirilmelidir. Eğer, şirketler işletme prensipleri çerçevesinde büyüyüp, kar ediyorlarsa, üst düzey yöneticiler işlerini doğru yapmaktadır. Ancak, maalesef çoğu işveren, üst düzey yöneticilerin görevlerinin ne olduğunun tam farkında olmadıkları için, nerdeyse onlardan sorumlu oldukları süreçleri kendilerinin yapmasını isteyecek duruma bile gelmektedir. Özellikle, çekirdekten gelen işverenler işhayatlarının başından itibaren ustabaşlarıyla muhatap oldukları için üst düzey yöneticilere soracakları soruyu dahi bilememektedir. Çoğu zaman, ustabaşı seviyesinde sorular, üst düzey yöneticilere yöneltilebilmektedir. Üst düzey yöneticilerin görevi yapmak değil, yaptırmaktır. Başarının çoğu da yönettiği süreçte işi yapandan daha çok, kendisinindir. Tabi, başarısızlıkta da aynı durum geçerlidir.

Sizi anlayabilen işverenlerle çalışmanız dileğiyle,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...