Ana içeriğe atla

Başarısızlık hikayeleri


Değerli dostlar,

İnsanlar genelde hep başarılarını anlatırlar. Aslında, esas ders alınacak tecrübeler, başarısızlıkların nasıl olduğuyla ilgilidir. Tabiki, bunları anlatmak cesaret ister. Şimdi size, hepimizin başarılarıyla tanıdığı önemli bir işadamının başarısızlık hikayelerini yazacağım. Bunu yazarken sakın kötü niyetli olduğumu düşünmeyin, bu yazacaklarımı biyografisinde kendisi anlatmaktadır.

Hepimizin bildiği İshak Alaton, yaptığı hataları biyografisinde anlatıyor. İlk anlattığı hatası, TV imalatı işine girmesi oluyor. Bizim kuşağımızın çok iyi hatırlayacağı Blaupunkt ve NEC televizyonlarının imalatına başlıyor, hatta Dudullu’da arsa satın alıyor üzerine fabrika inşa ediyor, 700 işçi çalışıyor, ancak o dönem ciddi rekabet var ve ürettikçe şirket zarar ediyor. 10 sene bu zarar sürüyor. Sonunda, İshak bey, Üzeyir bey’i ikna ederek, işletmeyi tasfiye ediyorlar. Çok fazla zarar etmeden, işten çıkıyorlar.

Diğer başarısızlık hikayesi, Alamsaş fabrikası, ağır makine sanayi üzerine faaliyet gösteren bir fabrika, 1972 yılında Tuzla’da 70.000 m2 üzerine devasa bir fabrika inşa ediyorlar. İlk kuruluş yıllarında, yük gemileri için ambar kapakları üretiyorlar. Ancak ilk siparişten itibaren, yanlış hesaplanan maliyetler sebebiyle, firma zarar ediyor. Şirket öyle büyük yatırımlar yapıyor ki, iş büyüyecek ve yetişemeyecekleri düşüncesiyle, Almanya’dan aynası 6 m çapında devasa bir torna alınıyor. Arkasından, bugünlerde çok yakından izlediğimiz, savunma sanayi projelerine girişiyorlar. Tank modernizasyonu ve yenilenmesi işini Savunma bakanlığından alıyorlar. Ancak, bu işte de zarar ediyorlar. En sonunda zararı daha fazla büyütmemek için Alamsaş’ı da kapatıyorlar.

İş hayatında benim de şahit olduğum bunun gibi çok proje olmuştur. En büyük sebep, doğru fizibilite yapmamak, iş bilmeyen yöneticilerin projeleri ellerine yüzlerine bulaştırmalarıdır. Bu yüzden iş hayatında tecrübe çok önemlidir. İshak bey’de tüm bu projelerden ders alarak tecrübe alarak çıktığını biyografisinde anlatıyor.

Ancak, hiçbir zaman yılmıyor ve sonuç itibarıyle Alarko grubu bugünkü seviyelere geliyor. Demem o ki, hiçbir başarı kolay elde edilmiyor. Başarıya giden yollar üzerinde, çok zor koşullar var. Önemli olan, en zor koşullarda dahi akılcı davranarak, gemiyi su üzerinde tutabilmek ve hedeflenen limana varabilmektir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...