Ana içeriğe atla

İlkeli olmak


Değerli dostlar,

İşletmelerde en önemli sorun her zaman söylediğim gibi, kurumsallaşmanın oluşmaması, hatta oluşturulmak istenmemesi, oysa ki işletmelerin devam edebilmesi buna bağlı, bakın İshak bey biyografisinde Alarko’yu nasıl anlatıyor.

“Vizyonumuz: yarattığı fark ile büyüyen, öncü, güçlü ve saygın bir dünya kuruluşu olmak.

Misyonu: Evrensel değerleri ilke edinerek, farklı iş modelleri ile beklentileri aşmak ve Alarko’yu geleceğe taşımak.

Bununla beraber bir de felsefe ve ilkeleri var. Alarko 1954 yılından beri saygınlığını, güvenilirliğini dünya standartlarında çalışmasına ve Türk kamuoyuna karşı duyduğu sorumluluğa borçlu.

Tüm faaliyetlerinde, devlete, müşteriye, paydaşa, personele ortağa alt ve yan sanayiye daima dürüst davranmak,

Tüm faaliyetlerinde doğayı ve kurum içi sosyal dengeyi korumak,

Müşteriyi zorlamadan yönlendirmek ve müşteri isteklerini öncelikle yerine getirmek,

Kaliteyi daima ön planda tutmak, müşteri verilenle yetinse ve memnun olsa dahi, ona daha iyisini vermeye çalışmak,

Bu şartlar altında paydaşların hakkı olan kazancı gerçekleştirmek,

Otonom yönetim, merkezi denetimi uygulamak. Otonomiyi, bireye kadar indirgemek. Üstten talimat yerine alttan karar ve üstten onayı uygulamak.

Tüm personeli iki veya tek taraflı belirli formüller gereğince karla motive etmek.

Tüm personeli, her yıl durumlarına ve konularına göre, muayyen sürelerle eğiterek, çağdaş teknolojiyi özümsemelerini sağlamak.

Tüm personeli kendine çalışır bir psikolojiye eriştirmek ve bazılarını hür teşebbüs şekline sokarak, münhasıran kurum için çalışır bir duruma getirmek.

Kurumsallaşmış veya başka bir ifade ile faaliyetini sistem ve prosedürlerle bağlamış bir kurum olarak ekip çalışmasını önde tutmak, karı, zararı, başarıyı ve başarısızlığı paylaşmak.”

İşte böyle değerli dostlar, başarı böyle geliyor. Hiçbir başarı tesadüf değildir. Arkasında derin bir çalışma ve zeka vardır. Elimden gelse, tüm patronlara ülkemizin bu değerli, insanlarının hayatlarını okutulmasını mecbur kılardım. İlkeli ve hedefleri olan, belli kurallar çerçevesinde yönetilen şirketler hem uzun ömürlü hem de başarılı oluyorlar.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...