Ana içeriğe atla

Kobi sorunları 2


Değerli dostlar,

Yine İşletmelerdeki özelliklede Kobilerdeki kronik sorunlardan bahsedeceğim. Kobilerimiz de ciddi şekilde para yönetimi sorunu bulunmaktadır.

İşletmenin kazancının değerlendirilmesini bir kenara bırakıyorum. O tabiki ayrı bir uzmanlık gerektiriyor. Ben, işletmenin yönetilebilmesinin temeli olan nakit akış yönetiminden bahsediyorum. Ülkemizdeki çoğu Kobi nitelikli işletmede nakit akış yönetimi yapılamamakta bu sebeple, çoğu işletme karlı olmasına rağmen, nakit akışını doğru yapamadığı için gelirinin büyük kısmını faiz gideri olarak kaybetmektedir. Bu öyle büyük bir gider olmaktadır ki, işletmenin faaliyetinden doğan kazancı çoğu zaman geçmektedir.

Kobi nitelikli çoğu işletmemiz, patron egemen yönetildikleri için, bu konuda uzman çalışanların raporlamaları tavsiyeleri dikkate alınmamakta, hatta fikren maalesef egolar devreye girmekte ve patron herşeyin en iyisini bilir mantığıyla hareket edilmektedir. Çoğu işverenimiz maalesef mali tabloları okuyamamakta ve işletmeyi kurup belli bir noktaya getirdiği şekliyle yönetmeye çalışmakta, ancak işletme büyüdükçe bunu başaramamakta ve sonuçta onca yıllık emek boşa gitmektedir.

Size, gerçek örnekler anlatayım, şirketi borçlandırıp, çalışanları bu borcu ödenmesi şeklinde motive etmeye çalışan işverenler mevcuttur. Yani, işletmenin, o borcu her ay ödemeye çalışmasını karın oraya aktarılması ve paranın doğru yönetilmesi gibi düşünen işverenler vardır. Herhangi bir bütçe yapmadan global konjonktürü bilmeden, ne zaman yatırım yapılır, ne zaman borçlanılır, hangi para birimiyle borçlanılır, nakit akışının ödeyebileceği borcun boyutunu tahmin edemeden, gelir giderini bilmeden bu tip hareket etmektedirler. Ve sonunda en ufak bir krizde, maalesef yokolmaktadırlar. Ülkemizin değeri olan Kobilerimizi, hep beraber korumalıyız.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...