Ana içeriğe atla

Zonguldak Kömür Madeni İşletmeleri


Değerli dostlar,

Yine İshak bey’in biyografisinden alıntılarla paylaşımlar yapacağım. Sene, 1980 lerin sonu, 1990 ların başı, bizim jenerasyonun çok net hatırlayacağı, TKİ yani kömür işletmeleri meselesi kamuoyunu meşgul ediyordu. O dönem, İshak bey, TKİ nin kapatılması ve işçilere maaşlarının işe gelmeden ödenmesi ile ilgili önerisi var. Bakın neler demiş:

“Şu kadar geliri var bunların, şu kadar da zararı var, bu zararı azaltmak için ben çok iyi bir metot düşündüm. İşçiler işe gelmesinler, evlerine her ay sonu çeklerini götürelim, aynı parayı verelim. Bu arada onlara başka meslekler öğretelim.
Müthiş bir tepkiyle ve öfkeyle karşılaştım.

Zonguldak işi çok enteresan gelişti. Birgün Şemsi Denizer’den davet aldım. Sendikacı, adı Jaguar Şemsi’ye çıkmıştı. Kırmızı Jaguar’ı vardı, onunla geziyordu.” Davet üzerine İshak bey Zonguldak’a gider ve orada fikirlerini işçilere anlatır.

“Almanya’da da kömür madenleri vardır, orada da çalışılıyor ama bir işçinin çıkardığı kömür günde 3.500 kg iken burada sadece 50kg. Üstelik Alman işçinin aldığı para 3.000 TL iken sizin aldığınız para sadece 500 TL. Ayrıca, iş güvenliği bakımından da burası dökülüyor, iki de bir patlamalar, göçükler oluyor, bu yüzden aranızdan ölenler oldu. Hadi bunu bir kenara bırakın, Pnömokonyoz diye bir hastalık var, yani ciğerlerin kömür tozuyla dolmasıyla ciğerler artık hava alamaz ve oksijeni kullanamaz hale geliyor ve insanlar 45 – 50 yi görmeden ölüyor. Bütün bunlar varken sizin bu kadar az paraya yer altına inmenizin bir mantığı yok. Başka işlere yönelmeniz daha iyi değil mi?

Madenlerimizi kapatalım. İşçiye de fon ayırsınlar. Yeni işleri, yeni meslekleri öğrenecek şekilde örgütlenelim. Sizi daha iyi hayat şartlarına getirelim. Hesap çok basit. Kabaca rakamları vereyim. TKİ, sahibi devlet, yani hazine. Her sene Zonguldak’ın harcadığı para 500 milyon dolar civarı. Üretilen kömür ve toprak karışımı ürün ise, zoraki diğer devlet işletmelerine satılıyor ve ele geçen satış parası 50 milyon dolar. Yani her sene TKİ, 450 milyon dolar zarar ediyor.
İşçinin eline ne geçiyor, 120 milyon dolar. Madenleri kapat, işçiye parasını ver, 450 milyon eksi 120 milyon dolar, 330 milyon dolar zararı önlersin. Bu parayla Zonguldak kalkınır. “

İşte böyle, değerli dostlar, popülist yaklaşımlar her zaman ülkemize zarar vermiştir. Akılcı davranıp, ülkemizin katma değerli ürünler üretmesini, dünya pazarlarında aranan markalar olmamızı sağlamalıyız. Eski teknoloji ile üretilen, para etmeyen ürünlerden artık sıyrılmamız gerekiyor.

Siz ne dersiniz?

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...