Ana içeriğe atla

Zor zamanda işimizi yönetmek


Değerli dostlar,

Perşembe günü, yine güzel bir organizasyona katıldım. Tam da içinde bulunduğumuz günde ihtiyacımız olan, zor zamanlarda işimizi yönetmekle ilgili konuştuk. Tabi, çok konu var söylenebilecek ama ben farklı bir şey söyleyeceğim. Bugünlere nasıl geldik? Bugünün geleceği dünden belli idi, parasal genişlemelerin sonunun geleceği belli idi. Peki biz bunun farkındamıydık? Ne gibi önlemler aldık? Bugünleri öngörebildik mi?

İşte gizem burada, zor zamanlarda işimizi yönetebilmenin gizemi burada yatıyor. Eğer iyi, bilgili öngörülü, global konjonktürü bilen, yöneticileriniz var ise, bugünler için önlemler alınmıştır. Bu da ancak kurumsal altyapısı kuvvetli firmalarda geçerli oluyor. Bizim gibi, sanayisinin çok büyük bir kısmı patron egemen yönetilen şirketlerde maalesef bu gerçekleşmiyor. Çünkü, patronlar egoları sebebiyle, yöneticilerinden kendilerini üstün görüyorlar. Herşeyi kendilerinin en iyi bildiğini düşünüyorlar. Yöneticilerinin uyarılarını dikkate almıyorlar. Ve sonucunda, adeta kanserin son evresine gelmiş insanlar gibi ne yapacaklarını, nasıl kurtulacaklarını düşünüyorlar. Bununda bedeli maalesef çok ağır oluyor.

İşletmelerimizin yarınını kurtarmanın tek yolu kurumsallaşmadan geçiyor. Bilgili, tecrübeli yöneticilerin, işletmenin başında olup, firmaları işletme prensipleri çerçevesinde yönetmeleri durumunda bu tip zorluklar kolaylıkla aşılabilecektir. Önemli olan kurumsallaşma yolunda adım atmak ve bu yolda ilerlemektir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...