Ana içeriğe atla

Argenin önemi 1


Değerli dostlar,

Bugün, ülke ekonomisinin durumu ile ilgili yazı yazmak istiyorum. Biz, 70 kuşağıyız, 70 li yılların başında doğduk. Çocukluğumu hatırlıyorum. Yokluklarla dolu yıllardı, Kıbrıs harbi, koalisyonlar, 5 cente muhtaç yıllar, yağ kuyrukları, sağ sol çatışmaları, 80 darbesi, siyah beyaz tvler, renkli tvler. Genel değerlendirme yaptığımızda ülkemizin o yıllardan bu yıllara gelişimini çok net gördük. Her zaman ekonomimizin zayıflığıyla ilgili konuşuluyordu. Her zaman enflasyon, zamlar ve yoksulluk maalesef ülkemin kaderi oldu.

Ailemin devlet memuru olması sebebiyle, orta gelir grubuna dahil bir birey olarak büyüdüm. Bu sıkıntıları hep yaşadık. Sürekli, kıt kanaat geçinen bir toplum olduk. Lise yıllarımda, Almanya’da çalışan aileler ülkemize gelirdi. Onların zenginliği karşısında, neden bizim de onlar gibi olamadığımızı hep düşünürdüm. O zamanlar buna hiç anlam veremiyordum. Özellikle, batı ülkelerinin zenginliği ve güzelliğinin neden kaynaklandığını anlayamıyordum. Neden bizde aynı şekilde güzel binalarda oturamıyor, güzel arabalara binemiyoruz diye düşünüyordum.

Arkasından, lise bitti, üniversiteye gittim. Mühendis oldum. Teknik bilimler okumaya başlayınca, bilme merakım arttı. Bilme merakım artınca, bilim tarihini ve Türk tarihine merak saldım. Sayısız kitap okudum. Arkasından, işletme masterı yaptım. Ekonomi bilmini, anlamaya çalıştım. Ama hiçbir zaman ezberci olmadım. Maalesef, ülkemizde, herşey ezbere öğretiliyor. Muhakeme yapmadan herşeyi ezberliyoruz. Mühendis olmam sebebiyle, ben her zaman sorgulayıcı olmuşumdur. Hiçbir şeyi sorgulamadan kabul etmem. Bu sebeple ekonomi bilminide bu şekilde değerlendirdim.

Ve çocukluğumdan beri merak ettiğim ülkemin geri kalmasının sebeplerini bulmaya başladım. Burada siyasi konulara girmeyeceğim. Bilirsiniz ki, hiç siyasi yazı yazmadım. Tamamen, teknik bir değerlendirme yapacağım.

Ülkemizin geri kalmasının en büyük sebebi, arge yapmamasıdır. Hala da yapmıyoruz. Ülkemiz ekonomisine baktığımızda tarihsel olarak tarımdan sanayiye bir geçiş görürüz. Ancak bu sizi aldatmasın, bu imalat ekonomisi tamamen bir aldatmacadır. Devamı sonraki yazımda.

İyi hafta sonları,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...