Ana içeriğe atla

Argenin önemi 2


Değerli dostlar,

Argenin önemi yazıma devam ediyorum. Ülkemizdeki çoğu makine yabancı menşeilidir. Yeni yeni düşük teknolojili makineler yapmaya başladık. Pres gibi, makineler bunlar, düşük teknolojili makineler. Yüksek teknolojili üretilen makine imalatçıları da var ancak çok az. Yeni nesil makineler artık elektronik böyle olunca, tüm ara parçalar, elektronik kartlar, içlerindeki yazılımlar, içlerindeki elektronik ekipmanlar ithal geliyor. Bir bilgisayar düşünün, biz çocukken toplama derdik. Kartını, işlemcisini bilgisayarcıdan alıp kendimiz toplardık. Sonra yerli pc üreticileri bunu kendileri yaptılar, parçaları toplayıp, sadece pc kasası ve güç ünitesini burada üretip sanki bilgisayar yerliymiş gibi anlattılar. Şimdi, bu bilgisayar yerlimidir? İçindeki tüm parçalar ithal, program ithal?

Böyle olunca kullandığımız makineler, bazen tamamen yabancı, bazen belli oranlarda yerli üretimdir. Hammalzeme ise, ithaldir, ara ürün ithaldir, peki know how, o da ithaldir. Yabancı makine üreticileri, bize nasıl kullanacağımızı öğretirler. Peki, ana sektörlere bakalım, en büyüğü otomotivdir. Hepsi, yabancı firmaların üretim üssüdür. Tüm know how yabancılara aittir, hem üretim teknolojisi, hem de ürün bilgisi yabancıdır. Bizim çoğu zaman yerli olan tek katkımız alın terimizdir. Yani makineyi kullanan insan olarak biz değer katıyoruz. Hal böyle olunca teknoloji ve know how ın sahibi, alın terini daha ucuza satın alabileceği ülkelere yönelmektedir. Uzak doğu ilk etapta böyle başlamış, ancak bizim yaptığımız hatayı yapmayarak arge yapmaya başlayıp, kendi kalkınmasını sağlamayı başarmıştır.

Evet, ürüne katkımız sadece kas gücü olduğunda bir değer yaratamıyoruz. Bizim yeni ürünler keşfetmemiz, yani arge yapmamız gerekmektedir. Bunun için emin olun geç değil. Hatırlarsınız, cep telefonları ilk çıktığında İskandinav ülkeleri pazara hakimdi. Ama bugün geldiğimiz noktada Amerikalı ve Koreli üreticiler, onları geçip, bitirme noktasına getirmişlerdir. Dolayısıyla, her zaman zeka, akıl yeni birşeyler bulmaya potansiyellidir.

Çok değil 20 – 30 yıl önce herhangi bir ürünün, hammalzemesi, ürünün satış fiyatının % 60 % 70 ine karşılık geliyordu. Bugün, dünyanın en büyük firmalrı bilişim firmaları olmuştur. Ve hammalzeme oranları % 20 - % 30 lara kadar gerilemeye başlamışlardır. Bunun sebebi, ürünlerin üzerinde artık bilginin, argenin, know how maliyetlerinin artmasıdır. Yani, herhangi bir çeliği eğip, bükmek veya plastiğe şekil vermek artık para etmiyor. Ürüne kattığınız bilgi para ediyor. Ancak bu şekilde ülkemiz kalkınabilir ve refah düzeyi yüksek ülkelerin arasına girebilir. Fasoncu olmaktan kurtulup, teknoloji üreten, inovatif ürünler üretmeliyiz.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...