Ana içeriğe atla

Mars'ta yaşam


Değerli dostlar,

Son zamanlarda Mars gezegeniyle ilgili olarak çokça konuşuluyor. Bende bu vesileyle Mars ile ilgili olarak bazı bilgiler vermek istedim. Mars gezegeni, üzerine hikayeler yazılan, insanlara uzun yıllardır umut ve korku veren, insanlığın bir sonraki yaşam alanı olabileceği düşünülen ilginç bir gezegendir.
Peki, neden Mars? Çünkü, ilk bakışta, Mars birçok bakımdan yerküremize benziyor. Kutupları buzlarla kaplı, uçuşan bulutları, müthiş toz fırtınaları, kızıl renkli yüzeyinde mevsimlik şekil değişiklikleri olduğu gibi, günleri de bizimki gibi 24 saattir.

Mars gezegeni, Güneş’e yerküremizden daha uzak olduğu için, ısı derecesi dünyamıza göre daha düşüktür. Sıcaklık, gündüzleri ortalama olarak suyun donma sıcaklığının çok az üstünde, geceleri de ortalama olarak – 80 derecedir.  İçinde çokça karbondioksit bulunan havasında, çok az miktarda su buharı, oksijen ve ozon bulunur. Nitrojen molekülleriyle, argon da vardır. Sıvı durumunda suya rastlanmaz çünkü, Mars’taki atmosfer basıncı soğuk suyun bile çabucak kaynamasını önleyemeyecek kadar düşüktür. Oksijen bir insanın soluk almasına yetmeyecek kadar azdır. Ozon yoğunluğu öyle azdır ki, Güneş’in mikrop öldürücü morötesi ışını, Mars’ın yüzeyine hiçbir engele takılmadan ulaşır. Böyle bir ortamda mikroorganizma yaşayabilir mi?


Mars, sevimli bir yer, ancak bizim açımızdan, Mars’ın birçok kusuru var. Oksijen azlığı, sıvı halde su bulunmayışı ve morötesi ışın çokluğu insanoğlunun yaşayabilmesi için büyük bir engel oluşturuyor. Bütün bu sorunlar biraz hava üretebilirsek çözülebilir. Atmosferik basıncı arttırarak, sıvı halde su elde edilebilir. Daha fazla oksijenle atmosferi içimize çekebiliriz. Morötesi güneş radyasyonuna çözüm olarak ozon tabakasını kullanabiliriz.

Mars’ta bir zamanlar atmosfer olduğuna dair belirtiler bulunmaktadır. Yoğun atmosfer gazları, gezegenin bir yerlerinde varlıklarını sürdürüyor olmalılar. Bazıları yüzeydeki kayalarda kimyasal bileşim halindedir. Bazıları yüzeyaltı buzlarındadır. Önemli bir bölümü de kutuplarda bulunabilir.

Kutupları buharlaştırarak, atmosfer oluşmasını sağlayabiliriz. Bunun için de onlara ısı vermeliyiz. Koyu renk ağaçlar, genetik mühendisliğiyle geliştirilerek, sert Mars koşullarına dayanıklı hale getirilebilir. Bu tür ağaçlar, geliştirilirse ve Mars kutuplarının geniş bölgelerinde kök salmaları sağlanırsa, bu ağaçlar alanlarını genişletir ve kutup bölgelerine koyu renk kazandırırlar. Bu da Güneş ışığının daha fazla emilmesine, buzulların ısınmasına ve Mars’ta uzun süredir tutuklu bulunan atmosferin serbest kalmasını sağlar. Böylece, insanoğlu için yaşanılabilir bir alternatif olabilir.

Mars’ta atmosfer oluşturabilmek için bir fikir de Elon Musk’tan geldi. O da ısıyı arttırmak için Mars’ta termonükleer bir patlama yapılmasını önerdi.

Tüm bu yazdıklarım biliminsanlarının görüşleridir. Bakalım insanlık, evren ile ilgili başka ne keşiflerde bulunacak. Evet, bugünlük de bu kadar,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...