Ana içeriğe atla

Big data ve Veri analizi


Değerli dostlar,

Uzun zamandır, Endüstri 4.0 ile ilgileniyorum. İnanılmaz bir çağda yaşıyoruz. Bilim inanılmaz hızda ilerliyor. Bende tabiiki, bir mühendis olarak bu yüzyılda yaşamanın verdiği bu güzel gelişimi takip etmekten zevk alıyorum.

Özellikle bilgisayar teknolojisindeki hızlı gelişim, olayları analiz etmemizde bize inanılmaz kolaylık sağlıyor. Analiz ederken zorlandığımız çoğu konu bugünkü bilgi işlem teknolojisi ile kolayca analiz edilebiliyor. Nasıl bir gelişim içerisinde olduğumuzu size şöyle anlatayım. Posta kutunuzdan çıkan bir doğum günü kartını açtığınızda çalan mutlu yıllar şarkısı için kullanılan çipin gücü, 2. Dünya savaşında Amerika Birleşik Devletlerinin sahip olduğu bilgisayar gücünden daha fazladır. Bugün, kullandığımız cep telefonumuz, Ay’a astronot gönderen Nasa’nın, 1969’daki tüm gücünden daha fazla bilgisayar gücüne sahiptir. Düşünebiliyormusunuz elimizin altındaki gücü?

Ben, mühendisim, işim, danışmanlık yaptığım firmaların karlılığını arttırmak, maliyetlerini düşürmek, verimliliklerini arttırmak ve sürdürülebilir büyüme modelleri yaratmaktır. Şu an sadece, proses iyileştirme ile ilgili yorum yapacağım.

Özellikle veri toplama ve büyük veri analizi çok önemli konulardır. Yalnız buradaki kritik konu, verinin ne olduğunu tespit etmektir. Şu an bu konu çok popüler olduğu için, bu konuda faaliyet gösteren firmalarla konuşuyorum. Genellikle, firmalar işin yazılım tarafında oldukları için verinin ne olduğunu bilmiyorlar. Yani hangi veriyi analiz edecekleri ile ilgili bilgileri bulunmuyor. Analiz edecekleri veriyi müşteriden bekliyorlar. Bu konudaki, analizler genellikle, pazarlama ve satış üzerinedir. Bu  sebeple, üretim alanında bu tip yatırım yapmayı düşünen firmaların öncelikle dikkat etmeleri gereken konu, çalışanların yetkinlikleri ve bilgi seviyeleri olmalıdır. Yoksa, maalesef, ERP, kalite yönetim sistemleri gibi çok önemli konularda işverenleri tatmin edemedikleri gibi, bu tip büyük yatırımlarda da fayda sağlayamayacaklardır.  

Prosesde iyileştirme yapmak sadece, robot kolu veya otomasyon ile sağlanmaz. Zaten böyle bir yatırım için, yapılacak analiz ve fizibiliteler için bu tip bir yazılıma ihtiyaç yoktur. Üretimde analiz yapabilmek için ciddi fizik ve mühendislik bilgisi gerekmektedir. Bu bilgiden yoksun insanların yorum yapmaları veya faaliyette bulunmaları maalesef sonuç getirmeyecektir. Yani, proses iyileşmeyecektir. Sadece süslü grafikler elde edilecek, ancak şirket karlılığına katkısı olmayacaktır.

Verimli işletmeleriniz olması dileğiyle,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...