Değerli dostlar,
Bugünü, kısa cümlelerle geçmek istemiyorum. Bayramların en büyüğü olan Cumhuriyet bayramımızı coşkuyla kutlayan bir yazı yazmak istiyorum.
Nene hatunun, Kara Fatmanın, Sütçü İmamın, Topal Osman’ın, Ege efelerinin, Ankara seymenlerinin, Karadeniz uşaklarının, Dadaşların, Halide Edip’in, Fevzi Çakmak paşanın, Kazım Karabekir Paşanın, İsmet Paşanın, adını bilmediğimiz nice yiğitlerimizin ve en önemlisi, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emaneti, Türk devleti, Türk bayrağı ve Türk Cumhuriyeti ilelebet payidar olsun.
Milletimiz var olsun. Türk yurdu, sonsuza dek şan ve şerefle dolsun.
Irmağının akışına, toprağının kokusuna, havasına, suyuna, her bölgesinden melek yüzlü insanına, selam olsun. Yurdumun her köşesine, toprağına, taşına, müjdeler olsun, Cumhuriyetimizin 95. Yıldönümü kutlu olsun!
Saygılarımla,
Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık
Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...
Yorumlar
Yorum Gönder