Ana içeriğe atla

Bilinç


Değerli dostlar,

Günümüzde sürekli yapay zeka ile ilgili konuşuyoruz. Bende yazılarımda insan zekası ve yapay zeka ile ilgili yazılar yazıyorum. Bilim insanlarının en çok merak ettiği konulardan birisi de makinelerin ne zaman bilinçli hale gelecekleridir.

Burada biraz, bilinç kavramından bahsetmek gerekiyor. Sizce “Bilinç” nedir? Bilim insanları ve filozoflar yıllar boyunca bilinç kavramını açıklamaya çalışmışlardır. Ancak, maalesef bilinç konusunda bir konsensüs oluşmamıştır.

Bilinç, için temel de 3 nitelikten bahsedebiliriz. Bunlardan birincisi, etrafımızdakileri tanıma ve hissetmedir. İkincisi, kendimizin farkında olmamızdır. Üçüncüsü ise, Belirli hedefler çerçevesinde, geleceği planlama ve stratejiler ortaya koyabilme yetisidir.

Bu yaklaşımla, herşeyin bilinç düzeyini belirleyebiliriz. Bir cismin hissetme veya tanıma yetisi yoktur. Hayvanların ise, tanıma yetisi vardır, ancak sınırlı seviyededir, çoğu hayvanın karşısına bir ayna koyduğunuzda ayna ile kavga edecektir. Bazı hayvan türlerinde bu özellik diğerlerine göre daha gelişmiştir. Maymunlar, filler, yunuslar ve kuşların bu özelliği diğer hayvanlara göre daha gelişmiştir.

Üçüncü nitelik ise, hayvanlarda çok gelişmemiştir, hayvanlar kararlarını ani ve içgüdülerine dayalı olarak verirler. İnsanlar ise, çok gelişmiş bir gelecek duygusuna sahiptirler ve devamlı olarak plan yaparlar. Tüm bulgular doğada yalnız insanların bu konuda uzmanlaştığını göstermektedir. Anlık zevk ve doyumdan uzak kalabilen ve uzun vadeli daha büyük ödüller için dayanabilen insanlar, daha yüksek bir farkındalık ve bilinç düzeyine sahiptirler. Yani, faaliyetlerimizin gelecekteki sonuçlarını görebilmek, daha yüksek bir farkındalık düzeyini gerektirir.

Sonuç olarak bilincin en yüksek düzeyi için ortak akıl önkoşuldur. Etrafımızın farkına varma ve kabul edilen milyonlarca ortak akıl kuralını öğrenme bilincin ön şartıdır. Sizce robotlar, bu 3 niteliğe sahip olabilecekler mi?

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...