Ana içeriğe atla

Fizik bilmek


Değerli dostlar,

Bugün, mühendislik faaliyetleriyle yapılan iyileştirmelerin yanında fizik bilgisiyle yapılan iyileştirmeler hakkında yazı yazacağım. 

Üretim yapan firmalarda, herhangi bir girdiyi alıp, proses edip, bir çıktıya yani ürüne çeviriyoruz. Ürünün maliyetini etkileyen en önemli kalemler işte bu aşamada oluşuyor. Ürün maliyetindeki en önemli bileşenler, hammalzeme ve işçilik zamanlarıdır. Örneğin, proses sonrasında verilen hurda yani yanlış ürün belli bir oranda sürekli çıkar. Hurda oranı, işletmelerde önemli bir KPI dır ve sürekli takip edilir. Peki, bu oran nasıl düşürülür? Veya proses hızını arttırmak istiyoruz, sadece motor hızını arttırarak, bunu başaramayız, çünkü proses hızlandıkça, ürünlerin yapısı değişebilir veya üretim kalıbına zarar verebiliriz.

İşte burada fizik ve mühendislik bilgisi devreye girer. Bir pres operasyonunda, boya operasyonunda, kaynak operasyonunda, sıcak şekillendirme operasyonunda veya herhangi başka bir prosesde, maddenin nasıl davrandığını anlayamazsak, üretim hızını da hurda verme sorununu da çözemeyiz. Bunu da anlayabilmemiz için fizik bilgisi gerekir. En optimum üretim şartları ve proses parametreleri bu şekilde belirlenir. Prosesin doğasına göre farklı çözümlerde üretilebilir.

Boyanın çeliğe nasıl tutunduğunun fiziğini bilmiyorsak, çeliğe şekil verirken mikro yapısında neler olduğunu bilmiyorsak, bu problemleri çözemeyiz. Usta mantığı deneme yanılma metodudur, bu da daha çok hurda verilmesine sebebiyet verir. Mühendis ise, analiz eder, sebep sonuç ilişkisi kurar.

Bu sebeple, tüm mühendis arkadaşlarıma fizik öğrenmelerini, hatta kuantum öğrenmelerini tavsiye ediyorum.

İyi haftalar,  

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...