Ana içeriğe atla

İnsan Genom projesi


Değerli dostlar,

Bugün size, İnsan Genom projesinden bahsedeceğim. Projenin amacı, insan vücudundaki tüm genleri sıralamaktır. Kapsamı ve bütçesi anlamında muazzam bir proje olan İnsan Genom projesi, tüm dünyadan bilim insanlarının katılımıyla, çok yoğun ve hızlı bir şekilde çalışılmış ve 3 milyar dolara malolmuştur.

Bu tarihi projenin başlangıcı, ünlü kuantum fizikçisi, Erwin Schrödinger’in “Hayat nedir” isimli etkileyici kitabını yazdığında başladı. Schrödinger, kitabında, hayatın, bir çeşit kodlamaya, şifrelemeye dayandığını ve bunun da bir molekül üzerine kodlandığı tahmininde bulunuyordu. Bu molekülün ortaya çıkarılmasıyla, hayatın şifresinin çözüleceğine inanıyordu. Schrödinger’in kitabından etkilenen, fizikçi Francis Crick ve James Watson bu mucizevi molekülün (DNA) varlığını 1953 yılında keşfettiler. DNA aksi yönlerde dönen çift helisli sarmal bir yapıdır. Tek bir DNA kordonu, 180 cm uzunluğundadır. Kordonun üzerinde şifrelemeyi sağlayan (A,T,C,G) diye isimlendirilen, 3 milyar nükleik asit vardır. DNA molekülü boyunca, yerleştirilen bu nükleik asitlerin kesin sırası tespit edilerek, hayatın şifresi çözülebilir.

İnsan Genom projesi 2003 yılında tamamlandı ve bilimde yeni bir çığır açtı. Böylece, herkesin birgün kendi genetik şifresine CD içinde sahip olabilmesinin önü açılmış oldu. Şu an çok pahalı olan, insanın gen haritasını çıkarma işlemi, bilgisayar teknolojisindeki gelişim ile beraber 100 USD lere kadar ineceği düşünülüyor. Arkasından da genler sebebiyle oluşan hastalıklara, müdahale edilerek, çoğu hastalık tarihe karışacaktır.

İyi haftalar diliyorum.

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...