Ana içeriğe atla

Kuantum kuramı tuhaflıkları


Değerli dostlar,

Bugün, kuantum dünyasının bazı ilginç gerçeklerinden bahsedeceğim. Kuantum kuralları hayatımızın her anında bizimledir, çoğu zaman onu farketmeyiz. Evrende daha öncede söylediğim gibi 4 temel kuvvet vardır. Bu 4 kuvvetten sadece birini kütle çekim kuvvetini çok rahat bir şekilde hissedebiliyoruz. Diğer 3 kuvvet ki, bugün kullandığımız çoğu teknoloji bu 3 kuvvetle ilintilidir. Atomaltı dünyasıyla ilgilidir. Dolayısıyla, bakarak, görerek çözülemeyecek derecede bilgi gerektirir.

Şimdi size, kuantum kuramının anlaşılması güç ama gerçek olan bazı kanunlarından bahsedeyim.

ü  Evrende herhangi bir parçacığın yeri ve hızını tam olarak bilemezsiniz. (Belirsizlik ilkesi)
ü  Parçacıklar, aynı zamanda her iki yerde olabilirler.
ü  Parçacıklar, farklı kuantum durumlarının eş zamanlı, karışımları olarak varolurlar, yani, kendi etrafında dönerken, aynı zamanda yukarı ve aşağı olan parçacıkların karışımları olabilirler.
ü  Parçacıklar, bir anda kaybolup, başka bir yerde aniden ortaya çıkabilirler.

Şimdi ilk etapta belki bu ifadeler saçma gelmeyebilir. Ama size şunu söylesem, hepimiz bildiğiniz gibi atomlardan oluşuyoruz. Bu kanunlar şunu söylüyor, bizi oluşturan atomlar yani biz, kuantum kuramına göre evrenin herhangi bir yerinde olabiliriz.

Tüm bu ifadeler, size saçma gelebilir. Hiçkimse, bu tuhaf kanunların nereden geldiğini bilmiyor. Bunlar doğruluğunu kabul ettiğimiz, ilginç önermelerdir. Kuantum kuramı, hassasiyeti, 10 milyarda birdir, dolayısıyla bu onu tüm zamanların en başarılı ve doğru kuramı yapar. Kuantum dünyasının ilginçliklerinden size örnekler vermeye devam edeceğim.

İyi haftalar,   

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...