Ana içeriğe atla

Pandora'nın kutusu


Değerli dostlar,

Alet icat etme, alet kullanarak araçlar yaratabilme, insanoğlunu hayvanlardan ayıran en büyük özelliğimiz. Yunan ve Roma mitolojilerine göre bu süreç, insanların durumuna acıyan Prometheus’un, o dönem için çok kıymetli olan, ateşi, Vulcan’ın ocağından çalmasıyla başlar.

Prometheus, mitolojide Tanrısal düzene karşı çıkarak, insanoğlunu yaratan, onlara çaldığı ateşi, dolayısıyla bilmi ve uygarlığı veren bir figürdür. Vulcan ise, mitolojide Tanrıların demircisi ve ateş tanrısıdır.

Prometheus’un ateşi çalması, Tanrıları çok kızdırır. Zeus, insanları cezalandırmak için, bir plan yapar. Vulcan’dan metale şekil vererek, bir kutu ve güzel bir kadın yapmasını ister. Vulcan, Pandora adını verdiği, bu heykeli yaratır ve sihirli bir şekilde onu canlandırır ve ona kutuyu asla açmamasını söyler. Ancak, Pandora merakına yeni düşer ve kutuyu açar. Kutudaki tüm sefalet ve ızdırap rüzgarları dünyaya yayılır. Kutuda yalnızca umut kalır.

Sonuç olarak, mitolojiye göre insanoğlunun gördüğü tüm acılar, sefaletler Vulcan’ın fırınından çıkmıştır. Bugün insanoğlu, doğayı ve kanunlarını merak ederek, herşeyi kökten değiştirecek üst düzey makineler yapıyor, acaba bunlar aydınlanma ve bilgi ateşinin önündeki engelleri mi kaldıracaklar yoksa üzerimize kaos rüzgarları mı gönderecekler?

Nanoteknoloji bize atomlara tek tek müdahale etme olanağı vererek çok güçlü cihazlar yapmamıza olanak veriyor. Umarım bu güç insanoğlunun yararına kullanılır. Daha güzel günler yaşamamız dileğiyle,

İyi haftalar,   

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...