Ana içeriğe atla

Füzyon Enerjisi


Değerli dostlar,

Önümüzdeki yıllarda muhtemelen enerji tarafında oyunun kuralları değişecek. Bu yeni kavram füzyon olabilir. Nükleer enerji tanımından bildiğimiz, Fisyon enerjisi, uranyum atomunu bölerek, enerji üretmeye dayanırken, füzyon enerjisi ise, hidrojen atomlarının birleşmesiyle enerji üretilmesi işidir.

Avantajları sayılamayacak kadar çoktur, örneğin küresel ısınma problemine çözüm olabilir, ayrıca, nükleer atık fisyon ile karşılaştırıldığında çok daha azdır. Fisyon enerjisinin aksine, füzyon enerjisi Güneş’in nükleer enerjisini ortaya çıkarır. Hidrojen atomunun derinliklerine gömülmüş olan, tüm evrenin enerji kaynağıdır. Füzyon enerjisi Güneş’i ve gökleri aydınlatır. Yıldızların sırrıdır. Füzyon enerjisini elde edebilen herhangi biri, sınırsız sonsuz enerji kaynağına sahip olur.

Füzyon enerjisi için gerekli olan yakıt bildiğimiz deniz suyundan gelmektedir. Eşit koşullarda karşılaştırıldığında füzyon enerjisi, benzinden 10 milyon kat daha fazla enerji açığa çıkarır. 30 mililitrelik bir bardak su, 500.000 varil petrolden elde edilen enerjiye eş değer enerji üretir.

Peki nasıl elde edilir bu enerji? Problem de burada ortaya çıkıyor. Çekirdekler kozmik miktarda enerji açığa çıkarıp birleşene kadar hidrojen gazını ısıtmak ve sıkıştırmak gerekiyor. Hidrojen gazını, protonlar helyum gazı oluşturmak için birleşene kadar ısıtmak için 10 milyonlarca dereceye kadar ısıtmak gerekiyor. Bu da gerçekten çok zor bir iştir.

Bilim insanları füzyon santrali üretebilmek için halen uğraşmaktalar. Tahminler 2030 yılına kadar füzyonun gerçekleştirileceğine yöneliktir. Umarım, bu yeni enerji insanlığa refah ve çevreci bir alternatif sunar.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...