Ana içeriğe atla

Küresel ısınma Bölüm 2


Değerli dostlar,

Küresel ısınma sonucu olabileceklere devam edelim. Birleşmiş Milletlerin İklim değişikliği paneline göre, bilim insanları % 90 görüş birliğiyle, küresel ısınmanın insan faaliyetleri nedeniyle, özellikle de petrol ve kömür yakımından kaynaklanan karbondioksit üretimi nedeniyle meydana geldiği sonucuna vardılar.

Güneş ışığı kolayca CO2 den geçerek dünyayı ısıtır. Buna karşın CO2 den kolayca geçip geri dönemeyen kızılötesi bir radyasyona neden olur. Güneş ışığından gelen enerji uzaya geri dönemez ve dünyamızda tutulur kalır.

Benzer bir etkiyi seralarda veya arabalarımızda görürüz. Camın kaçmasını engellediği güneş ışığı arabanın içini ısıtır.

Özellikle son yüzyılda, üretilen CO2 miktarı kaygı verecek derecede katlanarak büyüdü. Sanayi devriminden önce, havanın içerdiği CO2 miktarı 270 ppm iken, bugün 387 ppm değerine yükselmiş durumdadır. 1900 yılında Dünya’da 150 milyon varil petrol tüketilirken, 2000 yılında bu rakam 185 kat artışla 30 milyar varile fırlamıştır. 2008 yılında fosil yakıtların kullanımı ve ormanların tahribatı nedeniyle, 9,5 milyar ton CO2 havaya salındı. Bu miktarın yalnızca 5 milyar tonunu okyanuslar, toprak ve bitkiler geri kazandı. Kalanı önümüzdeki yıllar havada kalacak ve Dünyamızı ısıtmaya devam edecek.

Ne yazık ki, her türlü CO2 üretimini hemen durdursak bile önceden atmosferimize salınmış CO2 sebebiyle, Dünyamız ısınmaya on yıllarca sürebilecek şekilde devam edecek.

Ayrıca küresel ısınma sebebiyle kuzey kutup bölgesinde bulunan tundraların erimesi sonucu, çürüyen bitki örtüsünden kalma milyonlarca ton metan gazı atmosferimize salınabilir. Bu tundralar, on binlerce yıl öncesinden kalma, atmosferimizden daha fazla CO2 ve metan gazı içerirler. Metan gazı CO2 den çok daha fazla ölümcül bir gazdır. Eriyen tundralardan hızla salınan metan gazı, sıcaklıkların hızla yükselmesine, bu da daha çok metan gazı salınımına ve sonuçta kontrolsüz bir küresel ısınma döngüsüne sebep verebilir.

Bir sonraki yazımda küresel ısınma sonucu şehirlerimizin ne hale geleceğini anlatacağım.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...