Ana içeriğe atla

Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi 2018


Değerli dostlar,

Salı günü, “Yeni Nesil Girişimcilik Zirvesi 2018” organizasyonuna katıldım. Öncelikle, bu güzel organizasyonda emeği geçen başta Turkuvaz medya grubu olmak üzere tüm sponsorlara teşekkür ediyorum.

Bu tip organizasyonları, hem yeni insanlarla tanışmak, hem de farklı iş kollarından gelen, farklı tecrübelere sahip ülkemizin değerli iş insanları, bilim insanları, siyasetçileri, finansçıları ile sohbet etme ve fikir alışverişinde bulunma imkanı sağladığından çok faydalı buluyorum.

Organizasyonda ağırlıklı olarak yeni fikirler ve bu fikirlerin ticarileşebilmesi için gerekli olan finans kaynaklarının çeşitleri üzerine konuşuldu. Organizasyon da bende özellikle sanayinin içinde 25 yıla yakın yaşadıklarımla, geleceğe ilişkin sanayinin ve ticaretin gideceğini düşündüğüm noktaları panelistlerle ve konuklarla paylaştım.

Robotların doktor olduğu, diş fırçasından hastalık tanısı yapabilecek analiz metotlarının geliştiği, otonom araçların olduğu, 3D yazıcılarla evlerin yapıldığı, arabaların yapıldığı, hatta canlı organizmaların yapıldığı bir çağa gidiyoruz.

4. sanayi devrimi, insansız fabrikaları getiriyor, yani girişimcilik için gerekli olan emek kavramı değişiyor. Teknoloji kavramı, kuantum bilgisi üzerine şekilleniyor. Gözle görülmeyen kuvvetler ve etkileşimi hayatımıza giriyor. Hammalzeme, nanoteknoloji boyutuna indirgeniyor. Örnek vermek gerekirse, akıllı hammalzemelerin hayatımıza gireceği yazılımla şekil değiştirebilecek, ürünleri düşünebiliyormusunuz? Sanayi, yani üretim kavramı ciddi bilgi gerektiren bir alana dönüşüyor. İşlevi, gözle görülmeyecek kadar anlaşılmaz ürünlerle dolu bir hayatımız olacak. Bu konularla ilgili ayrı yazı yazacağım.

Kongrede, bilginin artık bu kadar özel olduğu ve ciddi çalışma gerektirdiği bir çağda paramızı ve emeğimizi nasıl doğru alanlara yöneltebileceğimiz ile ilgili konuştum. Ayrıca, sadece yeni girişimler değil, mevcut işletmelerimizin hali hazırda ürettiği ürünleri geliştirmeleri için gerekli olan sermayeyi de elde edebilmeleri için neler yapılabileceğini sordum.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...