Ana içeriğe atla

2100 yılında yaşam (Bölüm-2)


Değerli dostlar,

2100 yılından bir gün için Michio Kaku’nun anlattıklarına devam ediyorum.

“Yoğun bir günün ardından eve geldiniz. Kanepenize rahatça gömüldüğünüzde, Molly duvar ekranında belirir. “ John, Doktor Brown’dan önemli bir mesajınız var.”

Doktor Brown mı? Robot doktorunuz ne söyleyecek ki?

Molly’ye onu ekrana ver dersiniz. Doktorunuz duvar ekranında belirir. Doktor Brown o kadar gerçek görünür ki, bazen onun yalnızca bir yazılım olduğunu unutursunuz.

“Rahatsız ettiğim için üzgünüm, John, ama dikkatinizi çekmem gereken bir şey var. Geçen yıl, neredeyse sizi öldüren kayak kazasını hatırlıyor musunuz? “

Yanlışlıkla bir yamaçtan aşağı yuvarlanmış ve saatte altmış beş kilometre ile bir grup ağaca çarpmıştınız.

Doktor Brown, “Benim kayıtlarım çarpmanın etkisiyle, bilincinizi kaybettiğinizi, beyin sarsıntısı geçirdiğinizi ve ağır iç kanamalarınız olduğunu, ama giysilerinizin hayatınızı kurtardığını gösteriyor.” diye devam eder.

Bilinçsiz olmanıza karşın, elbiseniz otomatik olarak bir ambulans çağırmış, tıbbi geçmişinizi yüklemiş ve kesin koordinatlarınızı belirlemişti. Mideniz, karaciğeriniz ve bağırsaklarınız onarılamayacak derecede hasar görmüştü. Sansınız varmış ki, tam zamanında sizin için yeni bir dizi organ üretebildik.

Ansızın, kendinizi bir parça robot gibi hissedersiniz, çünkü vücudunuzun büyük bir kısmı doku fabrikasında üretilmiş organlardan yapılmıştır.

Bu arada, banyonuzdaki DNA alıcıları bu sabah pankreasınızda büyümekte olan kanser tespit ettiler.

Kanser mi? Hemen doğrulursunuz. Kanserin birçok türü bulunur. Sizdeki, kanseri hücrelerini öldürmek için nanoparçacıklar sipariş ettim. Yalnızca, birkaç yüz kanserli hücre var. Tamamen sıradan. Ancak bu müdahale olmazsa, muhtemelen yedi yıl içinde ölürsünüz.” Diye ifadesiz bir tonda konuşur.

İşte böyle, 2100 yılında, hayat böyle olabilir. Söylediklerim tamamen bilimseldir. Hepsinin denemeleri ve numuneleri yapılmıştır.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...