Ana içeriğe atla

Üretim planlamanın önemi


Değerli dostlar,

İşletmelerdeki en önemli konulardan birisi de planlama faaliyetleridir. Bugün sadece, üretim planlama faaliyetinden bahsedeceğim. Üretim yapan firmalarda oluşan en büyük kayıpların kaynağı doğru planlama yapılmamasıdır.

Genelde planlama faaliyetleri, üretim hattının durdurulmaması üzerine kurgulanmaktadır. İlk bakışta, temel beklenti de zaten budur. Ancak, kayıplarda tam bu aşamada oluşmaktadır. Bir odadan bir odaya su taşıdığınızı düşünün, su diğer odaya gidene kadar boşalıyorsa, suyun kaçtığı yerleri tıkamaya çalışırsınız. Suyun kaçtığı yerleri tıkamamak ve daha büyük bir kap bulup daha fazla su doldurmak da bir çözüm müdür? Evet, yine istediğiniz miktarda suyu diğer odaya taşıyabilirsiniz. Ancak, yolda çok fazla su kaybetmişsinizdir, çünkü kaptaki deliklerden su kaçmaktadır. Sonuçta, su taşınmıştır ama verimsiz bir şekilde. Çoğu işletmede maalesef planlama faaliyeti anlattığım ikinci şekilde yapılmaktadır.

İşin kötü tarafı, bu şekilde planlama yapıp, üretim hattını durdurmayan planlamacılar, işlerini doğru yaptığını düşünmektedirler. İşlerini farklı şekilde daha verimli yapabileceğini anlattığınızda ise, genelde tepki, bizim işimizin doğası budur veya o yöntem bize uygun değil gibi hiçbir temel dayanağı olmayan argümanlardır. Bu ifadelerin hiçbir geçerliliği yoktur. Üretim koşulları ve prensipleri hemen hemen tüm üretim proseslerinde benzerdir. Bu şekilde kendini korumaya çalışan personeller işlerini doğru yapamadıklarından ötürü oluşan başarısızlığı kapatmak için, algı yönetimini kullanmaya çalışmaktadırlar. Eğer, üst yönetici de planlama faaliyetleriyle ilgili yeterli tecrübeye sahip değilse, maalesef yapı bu şekilde devam etmektedir.

Planlamanın esası, analitik zekaya sahip planlamacıların, belli analizler kullanarak tüm kaynakları optimum kullanması esasına dayanır. Planlamanın ne kadar doğru yapıldığı KPI lar ve işletmelerin mali tablolarından analiz edilebilir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...