Ana içeriğe atla

Yönetici mi yönetir? Çalışan mı?


Değerli dostlar,

Bugün, çoğu işletmede sürekli yaşanan bir problemden bahsedeceğim. İşletmelerde yönetsel problemlerin kaynağı genellikle yöneticilerin yetersizliklerinden oluşmaktadır. Yönetim erki, adı üstünde yöneticidedir. Herhangi bir süreci yönetmesi, yöneticiden beklenir. Ancak, ülkemizde bu çoğu zaman böyle işlememektedir.

Özellikle, yetersiz yöneticiler, süreçleri yönetebilecek bilgiye ve zekaya sahip olmadıkları zaman, yönetim erkini çalışanlarından beklemektedirler. Nasıl mı? Şöyle ki, bu tip yöneticiler çalışanların sürekli kendi peşlerinden koşmalarını, kapılarının önünde neredeyse nöbet tutmalarını beklemektedirler. Herhangi bir zaman yönetimi veya toplantı kültürü olmayan bu tip yöneticiler, süreçlerinde oluşan problemleri de sürekli çalışanların işlerini doğru yapmamasına bağlarlar. Süreçlerini periyodik toplantılarla rasyonel şekilde yöneteceklerine, hiçbir değere bağlı olmaksızın sadece olumsuz konuşarak, herşeyi olmamış gibi ifade ederek, motive ettiklerini zannederek yönetirler. Yönetim şekli sürekli beğenmeyen, iyi olan şeyleri dahi küçümseyen, çalışanının emeğine saygı duymayan şekilde yaparlar. Bunun da iyi yöneticilik olduğunu sanırlar.

Oysa ki, herhangi bir sürecin başarılı olması veya olmamasının birinci sorumlusu yöneticidir. Çalışanlarından ne bekleyeceğini, ne isteyeceğini bilemeyen bu tip yöneticiler, çalışanlarına bağırarak yöneticilik yaptıklarını zannederler. Oysa ki, çalışanlarına yön verecek, onları şirket hedeflerine ulaşmada motive edecek, eksik kaldıkları noktalarda bilgileriyle onları tamamlayacak olan yönetici değil midir? Hatta daha ilgincini söyleyeyim, çalışanlarına hedeflerini dahi veremeyen, hedefleri çalışanlarının oluşturmasını bekleyen yöneticiler bulunmaktadır.

Ülkemizdeki yönetici kavramı çoğu zaman, işletme içindeki güç sahiplerine yakınlık veya işletmede uzun yıllar çalışmış insanlara verilmektedir. Bu da eğer kişi yöneticilik beceri ve bilgisine sahip değilse, işletmenin kaos içinde yönetilmesine sebebiyet vermektedir. Bilgili ve zeki yöneticileriniz olması dileğiyle,

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...