Ana içeriğe atla

İşini severek yapmak


Değerli dostlar,

Bugün, çalışma hayatında başarılı olmanın bence birinci şartı olan işimizi severek yapmak ile ilgili yazı yazacağım. Özellikle bizim jenerasyonun yani 1970 lerde doğan kuşakların çoğu doktor, mühendis olsun diye yetiştirildi. Ben de mühendisim ama ben gerçekten yapıma uygun olduğu için mühendislik mesleğini seçtim.

Ancak, ülkemizde kendi kararını veremeyen, kendisine uygun olmayan meslekleri seçen, bunun sonucunda mutsuz olan ve başarısız olan çok insan bulunmaktadır. Benim kanaatime göre, herhangi bir işte başarılı olmanın birinci koşulu o işi sevmektir. Sevmeden yaptığınız, sabah işe zorla gittiğiniz bir işte başarılı olabilir misiniz?

Bu yüzden zaman zaman genç arkadaşlarımızla sohbet ediyoruz. Sordukları sorulardan bir tanesi de meslek seçimi üzerine oluyor. Bu tabi, çok zor bir soru, herkesin kendine göre yeteneği var. Burada önemli olan o yeteneği bulup, arkasından o mesleği sevip sevmeyeceği araştırılıp ona göre karar verilmesidir. Benim arkadaşlarımın çoğu genellikle mühendislik okumuş insanlar, bazıları var ki, mesleklerini sevmiyorlar ve yapmak istemiyorlar. Ancak, ülkemiz ekonomik koşulları da sevdikleri mesleği yapmasına izin vermiyor. Örnek verecek olursak, mesela müzisyen olmak isteyen çok arkadaşım var. Yetenekleri de var, hatta beste yapanlar dahi var. Doktor olup pişman olanlar, öğretmen olup pişman olanlar çok var çevremde. Düşünsenize, sabah istemeyerek işe gelen bir doktorun tedavisi ne kadar başarılı olabilir? Veya bir öğretmen, işini sevmiyorsa öğrencilerine ne kadar iyi bir eğitim verebilir.

Bu sebeple, genç arkadaşlarıma meslek seçerken, sevecekleri işi yapmalarını tavsiye ediyorum.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...