Ana içeriğe atla

Yetenek ve başarıya değer vermek


Değerli dostlar,

Bilgili, zeki ve tecrübeli profesyonellerin işletmeler için ne kadar önemli olduğunu sürekli yazıyorum. Daha önce de rahmetli Vehbi bey’in bu konu hakkında düşüncelerini yazmıştım. Bugün de rahmetli Nejat bey’in düşüncelerini sizinle paylaşacağım. Bakınız, Nejat bey profesyonel yöneticiler için neler düşünüyor. “Kuşaktan Kuşağa” kitabından alıntıdır.

“Kurumlaşma açısından ikinci ve çok önem taşıyan bir konu, yeteneğe ve başarıya değer vermek ve “nepotizm” den kaçınmak olacaktır.

Türkiye’de yirminci yüzyılın ikinci yarısında çok şey değişti. İlkel anlayışlar birçok kurumda yerini modern görüşlere bıraktı. 1952’den bu yana işletme yönetimi öğreten bir dizi yükseköğrenim kurumu ve enstitü oluştu. Örneğin bugün, “Bu işi ben kurdum, dolayısıyla sorunları işyöneticilerinden daha iyi bilirim” dendiği anda, kurum bundan çok zarar görür. İşyöneticiliği mesleğinin artık herhangi bir teknik bilgi alanından farkı kalmamıştır. Bu mesleği sürdürebilmek için değişen zamanla bir arada yürümek kaçınılmaz bir zorunluluk olmuştur.

Modern sanayi kurumlarını karakterli, yüksek düzeyli ve bilgili uzman işyöneticileri yürütecektir. Bu yöneticilerin seçiminde bazı duygusal öncelikler tanınabilir; ancak hiçbir gerekçe karakter, yetenek ve bilginin yerini almaya yeterli olmayacaktır. Eski dönemlerde bir kuruluşun gücü yatırımlarına ve taşınır değerlerine bağlanır, bunların defter değerleri araştırılırdı. Çağdaş kurumların değeri yöneticileriyle ölçülüyor. Muhakkak sayısal bir ölçü vermek gerekirse, işyönetimine yüz üstünden elli beş pay tanınıyor, başka bir deyişle yönetime tesisin üstünde bir değer veriliyor. Önemli sorumluluk verilecek yöneticide muhakkak belli nitelikler aranmalı, bunlardan elden geldiğince ödün verilmemelidir: Çalışkanlık, deneyimlilik, sağlık, dengeli bir aile yaşamı ve uyumlu bir kişilik yapısı gibi...

Eksik yetenekte olan kişileri aile yakınlığından ötürü sorumlu yerlere getirmek çok büyük hatadır. Ne kadar yeterli olursa olsun, kurumdan bir kez ayrılmış bir yöneticiyi de tekrar topluluğun içine almamalıdır.

Yıkmak hasta ruhların işidir. Sağlıklı yapıdaki insanlar için yapıcılık olanağı, hemen hemen her uğraşı kolundan çok sanayide vardır. Yeni kuruluşlar ortaya çıkarmak, yeni düzenler oluşturmak, yeni ürünler geliştirmek, yapıcı sanayicinin olumlu heyecanına ayrı bir mutluluk katar.”

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...