Ana içeriğe atla

Danışmanlık konusu


Değerli dostlar,

Bugün size çok yadırgadığım bir konu üzerine yazı yazacağım. İş hayatında geçirdiğim 20 yılın üzerindeki zamanda çok ilginç olaylar yaşadım. Bunlardan birisi de, hiç tecrübesi, bilgisi, eğitimi olmayan insanların istedikleri konuda fikir beyan etmeleri olmuştur.

2 yıla yakın süredir, danışmanlık yapıyorum. Bu sebeple, çok farklı kesimlerden iş insanları ile temas halindeyim. Geçen hafta bir hastaneden danışmanlık isteği teklifi geldi. Tabii ki, nazik bir şekilde reddettim. Hastane yönetimi çok şaşırdı, böylesine iyi bir teklifi neden kabul etmediğimi sordular. Cevabı çok basitti, hastane yönetimi, işleyişi benim uzmanlık alanımın dışında dedim. Bilmediğim bir konu da nasıl danışmanlık verebilirdim. Ben 22 yıldır sanayinin içindeyim, onlarca problem ile uğraştım. Bu sebeple, üretim yönetimi hususunda danışmanlık veriyorum. Konum olmayan, tecrübe ve bilgim olmayan bir alanda nasıl fikir beyan edebilirim? Hastane yönetimi daha önce de bu tip danışmanlık aldıklarını ve yine danışmanın tıp alanının dışında olduğunu söyledi. Ben yine de kabul etmek istemedim.

Benim düşünceme göre, hastane yönetimi de uzmanlık gerektirir. Konunun tamamen dışında olan benim gibi biri nasıl olur da hastane yönetimi hakkında görüş bildirebilir? Kendilerine böyle bir danışmanlık almadan evvel iyi düşünmeleri gerektiğini, hastane yönetimi konusunda uzmanlaşmış, tecrübe sahibi kişilerden danışmanlık almalarını tavsiye ettim.

Maalesef, ülkemizde, hiç tecrübesi, eğitimi, bilgi birikimi olmayan, insanlarımız danışmanlık yapıyorlar ve tabii ki de başarılı olamıyorlar. Örneğin benim alanımı dikkate alacak olursak, insanlar üretimi makinelerin yaptığını düşünerek “ne var ki, makine üretiyor” gibi düşünerek veya insan yönetimini “ben o insanları öyle bir yönetirim ki, konuşamazlar bile” diyecek kadar bilgisiz bir şekilde kendilerini tecrübeli zannediyorlar. Böylece çok önemli bir konu olan danışmanlık konusunda, yanlış bir algının oluşmasına sebebiyet veriyorlar.

Umarım işletmelerimiz, özellikle danışmanlık alacakları kişileri seçerken daha dikkatli davranırlar.

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...