Ana içeriğe atla

Dünün ahmaklığı, bugünün bilgeliği


Değerli dostlar,

Zaman zaman iş hayatında anlattığım şeylerin anlaşılamadığı durumlarla karşılaşıyorum. Böyle durumlarda haklı olduğumu bilmeme rağmen, fikrimin kabul edilmemesi tabi ki beni etkiliyor. Ancak, zaman geçtikçe söylediklerimin çıkması ve genel kabul görmesi beni mutlu ediyor.

Bu durum aslında özellikle farklı fikirleri olan çoğu insan da yaşanıyormuş. Okuduğum kitaplardan anlıyorum ki, çoğu bilim insanı, zamanında anlaşılamamış hatta söyledikleri ahmakça bile kabul edilmiş. Ancak, zaman geçtikçe ne kadar doğru söyledikleri anlaşılabilmiş. Tabi ki, benim söylediklerim bilim insanları gibi, bilimsel ifadeler değil, ancak iş yönetimi açısından önemli ifadeler. Yıllar önce o zaman çalıştığım firma sahibine, argenin önemini anlatmıştım. Bana verilen cevap ise, burası üniversite değil olmuştu. Bugün geldiğimiz noktada 4. Sanayi devrimiyle artık argenin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmış oldu. Çünkü, artık ucuz iş gücüyle üretim devri kapanıyor. Ürünleriniz ne kadar inovatif, kaliteli ve iyi fiyatlı ise, o kadar piyasada kalabileceğiniz bir döneme giriyoruz.

Kabul görmeyen fikirlerle ilgili size bazı çarpıcı örnekler vereyim. Çok değil, bugünden 150 yıl önce, Mars’a seyahat imkansız gözüküyordu. Hatta, bu tip konular o zamanın çoğu kabul görmüş bilim insanı tarafından saçma olarak, imkansız olarak, hayal ürünü olarak nitelendiriliyordu. Örneğin, Viktorya döneminin belki de en önemli bilim insanlarından Lord Kelvin, uçak gibi havadan ağır cisimlerin uçmasının olanaksız olduğunu söylemişti. X ışınlarının aldatmaca olması, radyonun geleceğinin olmaması, atom bombasının imkansız olması bu durumlara örnek verilebilir.

Konu ile ilgili olarak Sir William Osler’in güzel bir sözü var. “Bir çağda dünya görüşü olan şeyler, bir sonraki çağda saçmalıklara dönüşmüş, dünün ahmaklığı ise, yarının bilgeliği olmuştur” demiştir.

Bu sebeple, hayallerinizin ve umutlarınızın peşinde koşmayı asla bırakmayın. Eğer, kendinizden eminseniz, bugün olmasa bile yarın mutlaka haklı çıkacaksınız.

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fiyat düşürerek satış yapmak

Değerli dostlar, Sonuç olarak, şirketlerin varolabilmeleri için satış yapmaları gerekmektedir. Peki, nasıl satış yapacağız? Firma ticaretinden sorumlu, kişilerle konuştuğumda çoğu zaman maliyetlerden ve satış fiyatlarının yüksekliğinden yakınıyorlar. Herhangi bir ürünün satış fiyatını düşürerek yapılan satış çok da başarılı bir operasyon değildir. Şimdi, çoğu satış yöneticisi bana kızacaktır ama maalesef durum bu. İşletmelerin ticari faaliyetinden sorumlu yöneticiler, satış fiyatının dışında başka enstrümanlar bulmalıdırlar. İş sadece fiyat olsaydı, piyasada pahalı satan hiçbir firma kalmazdı. Ancak, işletmelere baktığımızda aynı sektörde pahalı satanında ucuz satanında bulunduğunu görebiliriz. Peki, o zaman pahalı ürün piyasada nasıl satılıyor? Bu soruyu sorduğunuzda çok fazla cevap alabilirsiniz. Denilen herşey de doğrudur. Yalnız şunu unutmamak lazım, eğer pahalı satan firma kar edip büyüyorsa, demek ki, doğru pazarlama ve satış stratejisi uygulamış, pahalı olmasına ra...

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...