Ana içeriğe atla

İllüzyon


Değerli dostlar,

Yıllardır, televizyon da illüzyon yapan kişileri hayranlıkla izler ve nasıl el çabukluğuyla bizi yanılttıklarını düşünürdüm. Çocukluğumuzdan beri ne sihirdir, ne keramet el çabukluğu marifet lafı kulaklarımızda yer etmiştir. Hatta, çocukken sihirbazcılık oynar ve bu tip hileler yapmaya çalışırdık. O dönemin meşhur illüzyonistlerinden, Sermet Erkin televizyonlarda bazı numaralarını anlatırdı. Hepimiz heyecanla onu izlerdik.

İlerleyen yıllarda illüzyon numaraları çok ilerledi. Havada uçan illüzyonistler, özgürlük heykelini yok eden insanlar gördük ve merakımız daha da arttı. Ben bugün, bu varolan bir nesneyi yoketme hilesini size anlatacağım. İllüzyon numaraları artık gerçekten, el çabukluğundan çıkıp bilimsel olaylardan faydalanmaya başlamıştır. Bu da numaraları daha da güzel ilginç hale getirmiştir.

Televizyonlarda veya canlı olarak, örneğin bir zürafayı veya fili yok eden illüzyon oyunları vardır. İzlerken çok şaşırıp, merak etmiştim. Olay tamamen fiziksel bir yansımadan ibaretmiş. Şöyle ki, İllüzyonist kocaman bir fili veya başka büyük bir hayvanı, bir kafesin içine yerleştirir. Kafesin her çubuğunun arkasına, uzun, ince, düşey aynalar konulur. Bu düşey ayna şeritleri tıpkı bir kapı hareket ettirilebilen mekanizmaya sahiptirler. Sihirbazlık numarasının başında, bu ayna şeritlerinin her biri kafesin çubuklarının tam arkasına ayarlanır, dolayısıyla gözükmezler ancak fil gözükür. Numara başlayıp aynalar seyirciye 45° döndürüldüğünde, fil kaybolur ve seyirciler kafesinden yansıyan görüntüyü görürler. Böylece, sanki fil yokolmuş gibi bir durum oluşturulur. Olay tamamen fiziksel bir yansımadan ibarettir. Açıkçası, el çabukluğundan ziyade bu tip fiziksel kurallar uygulanarak gerçekleştirilen numaralar beni daha çok çekiyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Fizik kuralları ile başka nasıl numaralar yapılabilir?

İyi haftalar,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Özel ve Genel görelelik

  Değerli dostlar, Einstein, izafiyet teorisi üzerinde çalışırken çok şaşırdığı bir gerçekle karşılaşmıştı. Cisimler hızlandığı durumda zaman yavaşlıyordu. Ama bu nasıl olabilirdi? Kuantum dünyasının gerçekleri keşfedilene kadar, insanlar sağduyu ile anlayabilecekleri ve akıllarının kabul ettiği olayları doğru kabul etmişti. Kuantum kanunları ile beraber artık insanoğlu akıl yolu ile anlayabileceği Dünya’dan ötesini keşfetmeye başladı. Bu çok gizemli bir alemdi. Zamanın, cisimlerinin hızıyla yavaşlaması akıl alır bir durum değildi. Einstein bunu özel görelelik olarak adlandırdı. Diğer önemli keşfi de kütleçekimine ne kadar az maruz kalırsanız zamanın o kadar daha fazla hızlı akacağı gerçeğidir. Saçma geliyor değil mi? Bu kanunlar ne kadar çok saçma geliyorsa o kadar doğrudur. Size bu kanunlarla ilgili gerçek örnekler vereyim. Einstein’ın teorisinin doğruluğunu bugün cep telefonunda sürekli kullandığımız GPS sistemi üzerinden ispat edebiliriz. GPS sistemi, Dünya yörüngesinde dön...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...