Ana içeriğe atla

Kuantum Dolanıklığı


Değerli dostlar,

Bildiğiniz gibi size zaman zaman kuantum ile ilgili bilgiler veriyorum. Kuantum dünyası bildiğimiz dünyadan çok farklı, gizemlerle dolu, bugün size anlaşılamayan bir kuantum kavramından daha bahsedeceğim.

Kuantum dolanıklığı diye adlandırılan bu olay, eşevreli iki elektronun büyük bir mesafe ile birbirlerinden ayrı olsalar dahi, dalgaya benzeyen bir eş zamanlılık halinde kalmayı sürdürmelerini gösterir. Daha açık anlatmak gerekirse, iki elektron birbirinden ışık yılları kadar uzakta olsalar bile, onları bir göbek kordonu gibi birbirlerine bağlayan görünmez bir Schrödinger dalgası mevcuttur. Eğer elektronlardan birinde herhangi bir değişim meydana gelirse, aralarındaki mesafeden bağımsız olmak üzere diğerinde de aynı etki gözükür. Bu  duruma “Kuantum dolanıklığı” diyoruz. Ama nasıl? Etki aynı anda oluyor ise, bilgi ışıktan hızlı mı iletiliyor?

Parçacıklar, birbirinden pek çok ışık yılı kadar uzak olsalar dahi, birinci parçacığın dönüşünü ölçtüğünüz anda, ikinci parçacığın dönüşünü bilirsiniz. Bu iki parçacık birbirine dolanık olduğu için, yani dalga fonksiyonları, uyum içinde işlediği için, parçacıklar birbirine görünmeyen bir iplik veya göbek kordonu vasıtasıyla bağlıdır. Peki, evren ilk oluştuğunda tüm parçalar eş evreli ise, yani, dalga fonksiyonlarımız zamanın başlangıcında birbirine dolanık ise, bu evrenin uzak köşelerini birbirine bağlayan bir dolanıklık ağı var mı demektir? Bütün evrendeki atomlar birbirlerine bağlı mı? Evet, bize olan birşeyler, evrenin uzak köşelerinde bizimle dolanık olan parçacıkları etkilemektedir. Einstein, bu olay karşısında şok olmuştu ve kuantum kuramının sonunun geldiğini düşünmüştü. Çünkü, hiçbir şey ışıktan hızlı olamazdı.

Bilgi, gerçekten ışıktan hızlı mı hareket ediyordu? Einstein yanılmış mıydı? Pek sayılmaz. Bilgi ışıktan hızlı hareket ediyordu ama bilgi rastgele idi, dolayısıyla bir anlam ifade etmiyordu. Gerçek bir mesajı bu şekilde göndermemiz mümkün değildir. Şöyle anlatabiliriz, diyelim bir arkadaşınız rastgele ama sürekli olarak bir kırmızı, bir mavi eldiven giyiyor. Ellerinden birini kontrol ettiniz ve kırmızı olduğunu gördünüz aynı anda diğerinin mavi olduğunu anlarsınız. Bilgi, ışıktan hızlı hareket etmiştir. Ancak rastgele olan bu bilgi bu şekilde gönderilemez.

Kuantum kuramının tartışılmaz deneysel başarılarından şikayet eden Einstein, “Kuantum kuramı ne kadar başarılı olursa, o kadar saçma sapan görünüyor” demiştir.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...