Ana içeriğe atla

Otomotiv Sanayisinde Teknolojide Kilidi Kırmak


Değerli dostlar,

Geçen hafta KPMG Türkiye grubunun “Otomotiv Sanayisinde Teknolojide Kilidi Kırmak” lansmanına katıldım. Öncelikle, KPMG grubuna değerli davetleri için teşekkür ediyorum.

Lansman, Otomotiv sektöründeki başarılı kadınlarımızın çektikleri zorluklar ve bu zorlukları aşmak için neler yapılması gerektiği ile ilgili idi. Otomotiv sektöründe başarılı kadın yöneticilerimiz konu ile ilgili yaşadıklarını anlattılar. Ağırlıkla, otomotiv sektörünün erkek egemen bir sektör olduğu ve kadınlarımızın erkeklerin önüne geçebilmeleri için çok daha fazla çalışmaları gerektiği, camdan duvarları kırmaları gerektiği konuları üzerinde duruldu. Ayrıca, insan kaynağı olarak bakıldığında kızlarımızın mühendislik bölümlerini erkeklere göre daha az seçtikleri bu sebeple de seçim yapılırken kadın mühendislerin daha az olduğu anlatıldı. Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Koç grubunun Bursa’da açtığı meslek lisesi ve kızlarımızın oraya yazılmalarının teşvik edilmesi hususunda duruldu.
Lansmanda ayrıca, katılımcılarında konu ile ilgili olarak fikirlerine başvuruldu. 

Bende 25 yıla yakın sektörel tecrübemle, üretim sektöründe kadınlarımızın durumları hakkında görüşlerimi bildirdim. Kadınlarımızın fabrikalarda kimlik problemi yaşadıklarını ve bir yerlere gelmek için erkek gibi davranmaya çalıştıklarını ve bunun bence büyük bir hata olduğunu anlatmaya çalıştım. Kadınlarımızın duygusal zekalarının erkeklerden daha yüksek olduğunu, daha düzenli, sistematik ve analitik olduklarını bu sebeple erkekleşmemeleri gerektiğini, kadın olarak çok daha üstün olduklarını anlatmaya çalıştım.

Kadınlarımız, bizim itici güçlerimizdir. Onlar olmadan yarım kapasite çalışan bir makine gibiyiz. Tam kapasite ancak onlarla beraber çalışabiliriz. Ayrıca, kadınlarımız demokrasimizin de teminatlarıdır.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...