Ana içeriğe atla

İnsanlığın gelişimi ve tüketilen enerji


Değerli dostlar,

Çevremize, tarihimize baktığımızda insanoğlunun nereden, nereye geldiğini görmek gerçekten heyecan verici. Bugünün bilgisi ve görgüsüyle tabi bunları anlayamıyoruz. Ancak, insanlık avcılıktan, çiftçiliğe daha sonrasında sanayiciliğe kadar inanılmaz bir gelişim yaşamış.

Modern insanın tarihi yaklaşık 100.000 yıldır. Ben konuya, bilim tarihi olarak bakacağım. Bilim insanları, tarihe tükettikleri enerji miktarı ile bakarlar. Bunu, tarihimize uyarladığımızda, insanoğlu binlerce yıl, 1/5 beygir gücü ile iş yapmıştır. Bu güç ellerimizin gücüdür. O dönemde, ömür çok kısa idi, ortalama insan ömrü inanamayacaksınız belki ama, 18 ila 20 yıl arasında idi. Ancak, bundan 10.000 yıl önce mucizevi bir şey oldu. Buz devri sona erdi. Bu da tarımın ortaya çıkmasının ve ilerlemesinin önünü açtı. Atları ve öküzleri kullanarak harcadığımız enerjiyi, 1 beygir gücüne kadar çıkardık. Artan nüfus ile beraber ihtiyaç duyulan gıda gereksinimi için artık sadece av hayvanlarını değil, evcilleştirdiğimiz hayvanları da kullanıyorduk. Böylece, yavaş yavaş göçebe hayatımızdan kurtulup, ilk sabit köyleri ve şehirleri ormanlarda ve ovalarda kurmaya başladık. Ardından, artan enerji tüketimi ve karmaşıklaşan üretim faaliyetlerini kontrol altına almak için, yazı bulundu, matematik keşfedildi, ekim ve hasat zamanını tespit edebilmek için takvim bulundu, üretim ile beraber sahiplik, zenginlik ve toplumsal sınıflar oluşmaya başladı, oluşan zenginlik krallıklar, ordular, imparatorluklar, kölelik ve eski uygarlıkların ortaya çıkmasını sağladı.

Arkasından bundan yaklaşık olarak 300 yıl kadar önce 1. Sanayi devrimi oldu. Zenginlik, büyük tarla sahipleri, atlar ve öküzlerle değil, büyük buhar makinelerinin ürettiği çok daha yüksek beygir gücü gerektiren ürünlerle sağlanmaya başladı. Tarlalarda çalışan çiftci sınıfı, yeni gelişen bu ekonomik faaliyet için şehirlere göç ediyor ve yeni endüstriyel işçi sınıfını oluşturuyordu. Tekerlekli arabalardan, otomobiller ve elektriğin bulunmasıyla sayısız icat gerçekleştiriliyordu. Üretilen güce baktığımızda artık 2. Sanayi devrimiyle beraber insanoğlu yüzlerce beygir gücünü kontrol edebiliyordu. Bu gelişim ile beraber ilaç sanayi de gelişiyor ve ortalama ömür ABD’de 49 yıla çıkıyordu.

Ve bugün artık, servetin bilgiden üretildiği 3. Dalgadayız. Artık ülkelerin zenginliği, fiber optik kablolarla, dünyayı dolaşan, sonunda finans başkentlerindeki bilgisayar ekranlarında dans eden elektronlarla ve haberleşme uyduları ile ölçülüyor. Bilim, ticaret ve eğlence ışık hızında yol alıyor. Ve harcanan enerji inanılmaz üssel bir artışla milyarlarca beygir gücüne ulaşıyor. Peki, bu harcanan enerji ve gelecekte harcayacağımız enerjiye göre insan uygarlığını sınıflandıracak olursak biz şu an neredeyiz? Bunu da bir sonraki yazımda değerlendireceğim.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Alt perakendeciler yoluyla satış geliştirmek

Değerli dostlar, İşletmeler cirolarını arttırmak için satış kanallarını geliştirirler ve yeni kanallar yaratırlar. Bu metodlardan birisi de satışların alt perakendeci firmalar tarafından yapılmasıdır. Ülkemizde genelde bu tip satışlar, bayi satış olarak adlandırılmaktadır. Dünya’da çok iyi uygulamaları olan bayilerle satış metoduyla ilgili size başarılı bir örnek anlatacağım. Yalın düşünce ile özellikle ABD’li rakiplerini geride bırakan Japon firmaları, İş makineleri sektöründe faaliyet gösteren Caterpillar firmasını da zorlamaya başlamıştı. Caterpillar ve Komatsu arasındaki rekabet iyice kızışıyordu. Komatsu, bazı ürün gruplarında % 40 a varan fiyat avantajı ile Caterpillar firmasını iyice köşeye sıkıştırmıştı. Caterpillar’ın o dönemki yönetim kurulu başkanı Donald Fites ise, Caterpillar’ın dağıtım, ürün desteği ve geliştirdiği müşteri ilişkileri yöntemi ile bu zorlu rekabetçi ortamdan başarıyla çıkmayı başardı. Fites, bu başarıyı, Dünya’nın her yerinde oluşturduğu bayi ağıyla o...

Marka ismi seçerken

Değerli dostlar, Markalaşmanın önemi ile ilgili yazılar yazmıştım. Peki, markalaşırken nelere dikkat etmeliyiz. Öncelikle, bir marka adı seçmeliyiz. Arkasından, bu marka için çeşitli, anlamlar ve vaatler oluşturmalıyız. Seçilen marka adı, markanın değer konuşlandırması için uygun bir ad olmalıdır. Size ilginç gelebilir ama yapılan araştırmalar, satınalım yapan bizlerin, çoğu zaman marka ismine göre karar verdiğimizi gösteriyor. Örneğin, 2 güzel kadının resmi bir grup erkeke gösterilmiş ve hangisini seçecekleri sorulmuş, çıkan sonuçta birbirine yakın bir oran çıkmış. Bundan sonra erkeklere kadınların birincisinin adı Elizabeth diğerinin ise, Gertrude olduğu söylenmiş ve tekrar hangisini seçecekleri sorulunca, erkeklerin % 90 ına yakını, Elizabeth i seçmiş. İnanılmaz belki ama erkekler isme göre karar vermişler. Yani, isim bizim herhangi bir konuda seçim yaparken algımızı değiştiriyor. Bunun dışında dikkat etmemiz gereken diğer hususlar ise, seçeceğimiz ismin, ürünün faydal...

Politika bilmek

Değerli dostlar, Güncel hayatta, siyasette sürekli yaşadığımız gördüğümüz olayların neredeyse tamamı iş hayatında da yaşanıyor. Bugün, işyerlerinde işin verimliliği, kalitesi ile ilgili neler yapacaklarımızın dışında, iş hayatında başarılı olmanız için başka neler yapmanız ile ilgili yazacağım. İş hayatında da aynı, ülke yönetimi gibi dezenformasyonlar, algı operasyonları maalesef olmaktadır. Özellikle, bilgisi ve zekası yeterli olmayan ancak, ayak oyunları ile bir yerlere gelmeye çalışan personeller bu gibi davranışları çok iyi kullanmaktadır. Bu gibi çalışanlar genellikle şirketlerde güç sahibi insanlara yakın olurlar. Sürekli güç sahibi insanların yanlarında durarak, sürekli hem şirket içindeki olayları genellikle kendi menfaatleri çerçevesinde anlatıp kişisel çıkar elde etmeye çalışırlar hem de şirket içinde kendilerine rakip gördükleri kişileri itibarsızlaştırmaya çalışırlar. İş hayatında, bilginiz çerçevesinde yaptığınız ve sonucunda başarı elde ettiğiniz konularla ilgili, dikk...