Ana içeriğe atla

Kıyamet günü


Değerli dostlar,

Bilimsel olarak Dünya’mızın son günü, tahmin edilebilmektedir. Bu insanlığın sonu mu olacaktır, emin değilim. Bilim insanları Dünya’mız dışında insanlığın yaşayabileceği yeni gezegenler, yaşam alanları aramaya devam ediyorlar. Ama kesin olan Dünya’mızın yaklaşık 5 milyar yıl sonra, Güneş tarafından yutulacağıdır.

Her yıldız gibi, Güneş’imizinde yakıtı bitecek ve 1 milyar yıl içinde, Güneş sıcaklığı % 10 artıp, Dünya’mızı yakıp kavuracaktır. Milyarlarca yıl sonra ise, yavaş yavaş büyüyecek, mutasyona uğrayıp, devasa bir kırmızı yıldıza (Kızıl Dev) dönüşecek ve Dünya’yı içine alacaktır. Dünyamız, Güneş’in atmosferinin içinde yer alacaktır.

Günümüzden 10 milyarlarca yıl sonra ise, hem Güneş hem de Samanyolu galaksimiz ölecektir. Güneş’imiz en sonunda hidrojen ve helyum yakıtını tükettikten sonra, küçülerek minik bir beyaz cüce yıldız olacak ve yavaş yavaş soğuyarak, uzay boşluğunda gezen nükleer bir atık olacaktır. Samanyolu galaksimiz sonunda, kendisinden daha büyük olan komşu Andromeda galaksisi ile çarpışabilir. Bu durumda, Galaksimizin sarmal kolları kopup, Güneş’imiz uzay boşluğuna fırlayacaktır. 

Peki, insanlık bu gerçekle karşılaşmadan evvel, canını kurtarmak için, yakın yıldız sistemlerine kaçmak için nasıl bir yolculuk yapacak? En yakın yıldız sistemi olan, Alpha Centauri, 4 ışık yılından daha uzaktır. Şu an ki teknolojimiz ile, saatte 65.000 km ye ancak ulaşabiliyoruz. Bu da en yakın yıldız olan Alpha Centauri’ye 70.000 yılda gidebileceğimizi göstermektedir.

İnsanoğlu, daha hızlı roketler yapabilecek mi? Bakalım izleyip göreceğiz?

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...