Ana içeriğe atla

Etkin bir yönetim kurulu nasıl olmalı?


Değerli dostlar,

Yönetim kurulları ile ilgili yazılarıma devam ediyorum. Peki, etkin bir yönetim kuruluna sahip olup olmadığımızı nasıl anlarız? Harvard Üniversitesinden Walter J. Salmon bakın konu ile ilgili nasıl bir değerlendirme yapmış.

1-      İşletme içinden gelen her bir kurul üyesine karşılık, işletme dışından gelen üç kurul üyesine sahip misiniz?

2-      İşletme içinden gelen kurul üyeleri, sadece CEO, CFO ve COO dan mı ibaret?

3-      Kurul üyelerinizin kurulda temsil edilmeyen üst düzey yöneticilerle görüşmeleri alışıldık bir uygulama mıdır?

4-      Yönetim kurulunuzun üye sayısı olması gerektiği kadar mıdır? (8 – 15 üye)

5-      Denetim komiteniz, işletmeyi denetlemekten sorumlu firmayı onaylama yetkisine sahip mi?

6-      Denetim komiteniz “yüksek derecede hassas” bölgeleri düzenli olarak gözden geçiriyor mu?

7-      Ücretlendirme meselesine bakan danışmanlar, işletmenin insan kaynakları sorumlularına değil de, ücretlendirme komitesine bağlı olarak mı çalışıyorlar?

8-      Ücretlendirme komiteniz, CEO nun maaşını uzun vadeli sonuçlara bağlayan bir formül, bu formül sektör normlarından farklılık gösteriyor olsa bile geliştirme cesaretini gösterebildi mi?

9-      İcra komitenizin faaliyetleri, “iki başlı” bir kurulun ortaya çıkmasını önleyebilecek kadar kapsamlı olabiliyor mu?

10-   Yönetim kurulunun dışarıdan gelen üyeleri üst düzey yönetimi yenileme planlarını yıllık bazda değerlendiriyorlar mı?

11-   Yönetim kurulunun dışarıdan gelen üyeleri, CEO nun güçlü yönlerine, zayıflıklarına, hedeflerine, kişisel planlarına ve performansına ilişkin yıllık resmi değerlendirme yapıyolar mı?

12-   Yeni kurul üyelerini bulma ve adayları seçimlere katılmaya davet etme işini, CEO değil de, aday gösterme komitesi yapıyor mu?

13-   Yönetim kurulunun dışarıdan gelen üyelerinin isterlerse, CEO tarafından belirlenmiş, toplantı gündemini değiştirmeleri mümkün mü?

14-   İşletme kurul üyelerine konuya ilişkin sıradan enformasyonu ve gündemdeki kilit sorunlara ilişkin analizleri, toplantıdan yeterince önce, zamanında göndererek, onların toplantılara hazırlıklı gelmelerine yardımcı oluyor mu?

15-   Kurul toplantılarında yönetimin monoloğu dışında, fikir tartışmalarına da yeterince zaman ayrılıyor mu?

16-   Yönetim kurulunun dışarıdan gelen üyeleri düzenli olarak, yönetimin hazır bulunmadığı toplantılar yapıyorlar mı?

17-   Yönetim kurulunuz, uzun vadeli iş stratejisinin tespit edilmesine planlama çevriminin başından itibaren aktif olarak katılıyor mu?

18-   Yeni CEO yu, mevcut CEO değil de, yönetim kurulunuz mu seçiyor? Sözde değil fiilen?

19-   Kurul üyelerinin en azından bazılarının ücretleri işletme performansı ile ilişkilendirilmiş durumda mı?

20-   Kurul üyelerinizin her birinin performansı dönemsel olarak bir değerlendirmeye tabi tutuluyor mu?

21-   Üzerlerine düşen görevleri artık yerine getirmeyen kurul üyeleri tekrar aday olmaktan caydırılıyor mu?

22-   Kurul üyeleri arasında güven tesis etmeye yönelik önlemlere başvuruyor musunuz?

Yukarıdaki sorulara cevabınız evet ise, etkin bir yönetim kurulunuz bulunmaktadır.

İyi haftalar diliyorum,


Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...