Ana içeriğe atla

Etkisiz yönetim kurullarının sonuçları Örnek 2


Değerli dostlar,

Örnekler vermeye devam ediyorum. Amerika’da yine faaliyet gösteren bir restoranlar zincirini anlatacağım. Firma, basit bir strateji ile yüksek kaliteli ev yemekleri ile sağlam bir müşteri profiline sahip, 1986 yılında CEO ani bir karar ile maliyetleri düşürmek maksadıyla, yemek menüsünü seri olarak üretilen yemeklerle değiştirir. Bu değişikliğin, firmanın bağlı müşteri profilini tehdit ediyor olmasına rağmen, işletme yönetim kurulu bu planın değiştirilmesine ses çıkarmaz.

İşletmenin CFO su, bu kararın hiçbir araştırma, değerlendirme yapılmadan uygulanmasına karşı çıkar ve CEO ile ters düşer. Arkasından da kararın yanlış olduğunu savunarak görevinden ayrılır. Karlar ve Pazar payları düşmeye başlayınca, 6 yıl sonra işletmenin yönetim kurulu CEO nun görevine son vererek, CEO luğa, ayrılan CFO sorumlusunu getirir. Yeni gelen CFO alınan kararı hemen iptal ederek, eski strateji ile yemek üretimine devam etmeye başlar ve şirkette eski haline gelmeye başlar. Burada sorulması gereken soru, işletme yönetim kurulunun neden bu kadar pasif olduğudur. CEO nun yeni strateji uygulama kararının sorgulanması ve gerekli değerlendirmelerin yapılmaması işletmeye ciddi zararlar vermiştir.

Bir diğer örnek, Westinghouse firmasından verilebilir. 80 li yılların sonunda Westinghouse finans hizmetleri alanına iddialı bir giriş yapmıştı. Ancak, görece deneyimsiz bir ekiple büyük bir risk alınmış ve 90 lı yılların başında yaşanan çöküşe kadar hataya devam edilmişti. Burada da yine, yönetim kurulu etkisiz kalmıştı.

Benzer durum American Express firmasında da yaşandı. Bir kurul üyesi, şirketin temelini oluşturan kredi kartı bölümünde işler kötüye gittiği halde yönetim kurulunca sorgulanmayan politika girişimlerinin ve başarısızlıklarının bir listesini çıkarıp bu duruma son verinceye kadar birkaç yıl süren çok kötü bir performans yaşandı.

İyi haftalar diliyorum,


Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...