Ana içeriğe atla

İşletmelerde Yönetim kurulları Bölüm 2


Değerli dostlar,

Batı toplumlarındaki işletmelerdeki kurumsal yapılar hakkında bilgi vermeye devam ediyorum.

3- Bağımsız yönetim kurulu üyeleri ve Güç kimin elinde?

Batı toplumlarındaki işletmelerde dışarıdan gelen bağımsız üyelere çok önem verilmektedir. Çünkü, içeriden gelen üyeler çoğu zaman firma geleneklerine ve kendi fikirlerine fazlasıyla bağlıdırlar. Bu sebeple yaptıkları değerlendirmelerde rasyonel olamayabilirler. Onun için yönetim kurulları içinde sayılarının sınırlandırılmaları gereklidir.

Kurumsal yönetimi esas kılabilmek için, işletmeyi yöneten gücü elinde tutan icra komitesinin dışında, işletmenin yönetimini denetleyen yönetim kurulunu etkin bir şekilde çalıştırmak önemlidir. Ancak, buradaki kritik nokta, yetki ve sorumlulukların birbirine karışmamasıdır. CEO, işletmenin yönetim kurullarının gücünü ve sorumluluğunu kabul etmelidir. Aynı şekilde, işletmenin dışarıdan gelen bağımsız kurul üyeleri de yönetimi gözetim altında tutmakla, işletmeyi fiilen yönetmek arasındaki sınırın farkına varıp, ona saygılı olmak durumundadırlar. Olması gereken yönetim anlayışı, kurul üyeleri ile, işletmeyi yöneten yöneticilerin birbirlerinin rol ve sorumluluklarını anladıkları ve işletmenin başarılı olmasını sağlayacak etkili bir işbirliği içinde ekip olarak çalışmalarıdır. Bu şekilde yönetilen bir şirkette kurulun yönetime tavsiyelerde bulunma ve işletme performansına nezaret etme yeteneği artacaktır.

Burada yaratılmak istenen yönetim anlayışı, yönetimin ve denetimin farklı erklerle yapılmasını sağlamaktır. Yönetimi elinde bulunduran güç, aynı zamanda denetimini kendisi yapıyorsa, yönetsel hatalar ve performans düşüklüklerinin üzeri kapatılabilir. Bu da hem işletmelerimize hem ülkemize ve hem de paydaşlara zarar verebilir.   



İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son akşam yemeği Bölüm 1

Değerli dostlar, En son yazımda, Leonardo Da Vinci ile ilgili yazmıştım. Bugün de yine Leonardo ile ilgili yazacağım ancak bu sefer konu bir eseri olacak. Son akşam yemeği eserini duymuşsunuzdur. Aslında bir önceki bloğumda yazdığım gibi sanat eserleri niteliğindeki resimler bende çok fark yaratmıyordu. Leonardo’nun biyografisini okuyunca, biraz daha bilgi kazandığımı düşünüyorum. En azından resimde nerelere bakacağımı daha iyi biliyorum artık. Son akşam yemeği resmini ben daha önceden bir tablo gibi düşünmüştüm Oysa ki, resim bir duvara çizilmiş, evet yanlış duymadınız. Resim Milano’daki Santa Maria Delle Grazie kilisesinin duvarına çizilmiş. Leonardo tüm resimlerinde insanların duygularını ve ruh hallerini resimlerine yansıtmaya çalışmış, hem de ne yansıtma. Resimlerinde daha çok hareketli anları çizmiş ve o hareket hallerinde insan vücudunun aldığı formu incelemiş ve en doğru şekilde resmetmeye çalışmış. Son akşam yemeği’ni de incelerseniz, tablonun hem hareketli insan figürleri...

Kuantum bilgisayarlar

Değerli dostlar, Bugün kuantum bilgisayarlar hakkında yazı yazacağım. Kuantum bilgisayarlar bilgisayar dünyasında bir devrim niteliğindedir. Moore yasasının artık sınırına gelmiş durumdayız. Daha hızlı bilgisayarlar için farklı metotlar denememiz gerekiyor. Şu an için bilim insanları kuantum teknolojisi ile hesaplama yapmaya çalışmaktadır. Kuantum dünyası apayrı bir dünya, yazılarımda bahsettiğim gibi, akıl ile anlaşılabilecek durumun ötesindedir. Bugünkü, bilgisayarlar bit dediğimiz, 0 ve 1 lerden oluşan ikili sistemi kullanarak hesaplama yaparlar. Kuantum dünyasında durum farklıdır. Herhangi bir andaki olasılık, olabilecek tüm durumların toplamı kadardır. Yani, büyük bir nesne ile anlatmak istersek, bir kedinin hem ölü, hemde canlı olduğu olasılığını düşünün. Kuantum dünyasında bu olabilir. Dolayısıyla, 0 veya 1 in gerçekleşme durumu, her ikisinin olma olasılığının toplamı kadardır. Kuantum bilgisayarlar, hala emekleme aşamasındadır. Kuantum bilgisayarlarındaki en büyük...

Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi

  Değerli dostlar, İşlerimin yoğunluğu sebebiyle, uzun zamandır yazamıyordum. Bugün güzel bir konu ile tekrar yazmaya başlayayım. Geçen hafta üyesi bulunduğum TKYD’nin “Şirketlerin Sürdürülebilirliği ve Kurumsal İtibarda Kurumsal Yönetimin Etkisi ” temalı paneline katıldım. Gerçekten çok keyifli ve bilgilendirici bir panel oldu. Bu güzel organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Panel’de kurumsal yönetimin önemine yönelik panelistler ve katılımcılar değerli yorumlarını anlattılar. Kurumsal yönetim aslında şirketlerin belirlenmiş kurallar ve bilgi çerçevesinde yönetilmesini istiyor. Ülkemizde en büyük sorun da burada başlıyor, özellikle şirketlerin sahipleri şirketlerin yönetiminde tek hakim güç olmak istemeleri, sözlerinin üzerine söz söylenmesini istememeleri, herhangi bir kurala bağlı olmadan şirketlerini yönetmek istemeleri, firmaların kurumsallaşamamalarının önündeki en büyük engeldir. Bunu engellemek için oluşturulan yönetim kurulları da aslında çoğ...