Ana içeriğe atla

Kurumsal olarak yönetilen şirket neler sağlar


Değerli dostlar,

Yönetim kurulları ile ilgili yazılarıma devam ediyorum. Peki, kurumsal olarak yönetilen şirket neler sağlar? Aslında en önemli cevap tabi ki devamlılıktır. Bunu nasıl sağladığından kısaca bahsetmek istiyorum. İşletmelerde şirket yönetiminin özünü oluşturan kavram aslında iktidar meselesi değil, etkili karar almayı garanti alma meselesidir. Olması gereken, üst düzey yöneticilerle yönetim kurulunun karar alma sırasında gerçekten işbirliği yapmalarıdır.

Böylece, şirketler CEO nun yetkinliğinden çok, örgütün etkinliğine dayanan bir yönetiliş tarzına doğru ilerleme kaydederler. Kurumsal olarak yönetilen işletmeler, daha fazla yeni fikir, daha uyarlanabilir bir karar alma süreci ve piyasalar karşısında daha iyi hesap verebilir hale gelir.

Hepimiz insanız ve hata yapabiliriz. İnsan psikolojisini incelediğimizde, kişiler kendi kişisel güçlerini artıracak, kararlardan ve stratejilerden yana olma eğilimindedirler. Kararları hatalı olma durumunda ise, hatayı örtbas edecek yöntemlere başvururlar. Bu da işletmeler için ölümcül sonuçlara sebebiyet verebilir.

Buna bir de bireylerin statükoya karşı çıkma konusunda gösterdikleri doğal isteksizlikleri ekleyelim. İşletmelerde genellikle, alt kademe yöneticilerin çoğu alınan kararları sorgulamak istemez çünkü, bu durumun terfilerini engelleyeceğini düşünürler. Bilginin örgüt hiyerarşisi boyunca aşağıdan yukarıya doğru her gidişinde kötü haberler her kademede biraz daha ayıklanır. Bu da yine işletmeler için büyük bir tehdittir. Yeterli bilgiye sahip olamayan kurul üyeleri de çoğu zaman konuyu sağlıklı bir şekilde irdeleyemezler.

Bunun dışında, işletmelerin yaşam döngülerini de dikkate almak gerekir. İşletmelerin yaşadıkları başarısızlıkların çoğunun nedeni kararları alan ekibin yorgunluğudur. Bir zamanlar çok yaratıcı olan kurucular yeni fikir üretemez hale gelebilirler. Diyaloga da imkan tanınmıyorsa şirket örgütünü kim, nasıl ayağa kaldırabilir? Yeni bir geleceğin katalizörü hangi güçler olacaktır? Bu tip kurumsallaşamamış işletmeler, insan ve örgüt davranışlarındaki zayıflıkları besler ve yanlışlıkların bir felaket haline gelinceye kadar düzeltilmeden sürüp gitmesini sağlar.

Bir sonraki yazımda, kurumsallaşamayan işletmelerin durumları ile ilgili size gerçek örnekler vereceğim.

İyi haftalar diliyorum,


Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...