Ana içeriğe atla

Yönetim kurulu üyelerinde olması gereken özellikler


Değerli dostlar,

Bugün, yönetim kurulu üyesi seçerken nelere dikkat edilmeli, onunla ilgili yazı yazacağım. Ülkemizde yönetim kurulu üyelerini ağırlıklı olarak yönetim kurulu başkanı seçmektedir. Ülkemizde zaten CEO lar aynı zamanda yönetim kurulu başkanıdır. Yönetim kurulu başkanının üyeleri seçtiği durumda, üyeler işlerinin ehli, problemleri çözebilecek bilgi ve zekada insanlardan değil, genellikle yönetim kurulunun güvendiği kişilerden seçilir. Bu sebeple, kurul üyeleri aday gösterme komitesi tarafından seçilmelidir.

CEO ların aday önerileri tabii ki olabilir. Üyelerin hangi özellikte olacağı konusunda CEO ların fikirleri değerlidir. Burada kritik nokta, seçilen üyenin bu işten çıkarı olmadan, yetenekli ve işe kendini adayacak nitelikte olmasıdır. Aday gösterme komitesi, adaylar için, en azından profesyonel uzmanlık, erişilebilirlik, yaş gibi birtakım kriterler belirlemelidir. Tutarlılık, dürüstlük, başkalarının söylediklerini açık yüreklilikle dinlemek gibi kişisel özellikler iyi bir kurul üyesinde olması gereken özelliklerdir. Aynı derecede başka bir özellikte, diğer kurul üyeleri ile yapıcı tartışmalara girebilecek ve ağır kararlar alabilecek dayanıklılığa sahip olmalıdır.

Fikirlerini açıkça söyleyebilen kurul üyeleri kurul kararlarına içerik ve zenginlik katarlar. Fikirlerini kapalı kapılar arkasında CEO lara söyleyen kurul üyeleri, katılımcı kurul toplantılarına zarar verir. Böylece ortak akıl, sağduyu ile mutabakat halinde alınması gereken kararlar alınamaz, kulis yapılarak teke tek yapılan görüşmelerde kararlar alınır bu da işletmelerin kurumsallığına zarar verir.

İşletmelerin, birbirini tamamlayan ve o işletmenin vizyonuyla uyuşan, kişisel geçmişe ve becerilere sahip kurul üyelerine özellikle ihtiyaçları vardır. Ama iyi bir yönetim kurulu, sadece uzmanlar topluluğu değildir, CEO ya önerilerde bulunabilen, onu desteklediği kadar, zaman zaman da ters düşen, fikir sahibi insanlardan oluşması önemlidir.



İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...