Ana içeriğe atla

Bu işi benden başkası yapamaz


Değerli dostlar,

İş hayatında yaşadığım ve gördüğüm bir diğer problemde özellikle işletmelerini kendileri kurmuş ve büyütmüş patronların, işletmelerini kendilerinden başkasının yönetemeyeceğini ilişkin düşünceleridir. Düşünsenize, koca koca firmalar patronları öldüğü veya profesyonel olarak yönetilip büyümelerine rağmen, bazı patronlar bu düşünceye inanmaktadır.

Burada tabiki, en önemli etken, patronların sahip oldukları egolardır. İnsanoğlu her zaman, yaptığı ve uyguladığı davranışların en doğru olduğunu düşünmekte ve diğer düşüncelerin yanlış olduğuna inanmaktadır. Karar alırken de, başka fikirleri dinlerkende hep kendi fikri ile aynı olan düşünceleri desteklemektedir.

Ego, hem kişisel gelişim, hem de işletmeler için en büyük tehlikedir. Daha önceki yazılarımda hatırlarsanız, size ABD deki işletmelerde yapılan yönetim yanlışlarından bahsetmiştim. Orada da bazı yöneticiler de aynı problemler mevcuttur. İşletmeler, bilgi ve zeka ile büyür ve yönetilirler. Her gün değişen koşullar sebebiyle, geçmişte uygulanan stratejiler gelecekte doğru olmayabilirler. Bu sebeple, işletmeler profesyonel ve kurumsal yönetim ilkeleri ile yönetilmelidir. İşletme yönetimi bir bilimdir ve bilme aykırı davranışların sonu hüsran olmak durumundadır.

Ülkemizdeki işletmeler maalesef, bu ilkeler çerçevesinde değil, patronların vizyonu çerçevesinde yönetilmektedir. Eğer, patron vizyoner ve bilgili ise, işletme büyümekte değil ise, maalesef yokolmaktadır. Çünkü, patronlar tek adam olarak karar alıp uyguladıkları için, kararların doğruluğunun tartışılabileceği bir ortam oluşmamaktadır. Her yönetici, tecrübesi çerçevesinde farklı bilgi ve vizyona sahiptir. Daha önce çalıştığı firmalarda yaşadıkları çok değerli datalardır. Hiç ummadığımız tecrübeler firmaya farklı katma değerler ve vizyonlar katabilir. Kararların profesyonel, tecrübeli ve bilgili yöneticiler tarafından ortak akıl ve sağduyu ile alınması hata olasılığını en aza indirir.

Atalarımız ne güzel söylemiş akıl akıldan üstündür diye. Dünya üzerindeki büyük işletmeleri incelediğimizde binlerce ortağı bulunan kurumsal yönetim ilkeleri ile yönetilen firmalar olduğunu göreceksiniz. Bu firmalar kararlarını ve stratejilerini, çeşitli komitelerde değerlendirerek karar almaktadır. Hiçbir firma tek kişinin hisleri ve bilgisiyle hareket etmez.  

Tek kişinin karar alıp uyguladığı firmalar hiçbir zaman büyüyemeyecek küçük firmalar olarak kalmaya mahkumdur.

İyi haftalar diliyorum,

Saygılarımla,

Ufuk Saygın
AQUA Danışmanlık

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler

Değerli dostlar,   Geçen hafta Salı günü, üyesi olduğum TKYD’nin düzenlediği “ Yapay Zeka ve Büyük Veri: Geleceğin İş Dünyası, Etik Sorunlar ve Sürdürülebilir Çözümler” paneline katıldım. Gerçekten çok verimli ve aydınlatıcı bir panel oldu. Başta değerli dostum panelin moderatörü Ali Kamil Uzun olmak üzere tüm konuşmacılara ve derneğimize TKYD bu güzel etkinlik için teşekkür ediyorum. İnanılmaz hızla değişen Dünya’mızda hayatımıza giren yapay zeka kavramının gelecekte firmalarımıza neler katacağı, oluşabilecek hukuki sorunlar ve etkileri üzerine değerli panelistler ve katılımcılar fikirlerini ifade ettiler. Konu ile ilgili bende görüşlerimi sizinle paylaşmak istiyorum. Yapay zeka kavramı daha çok bilgi işlem teknolojisi gibi gözükse de aslında bizim için önemli bir araç olacaktır. Kavram sadece IT profesyonellerinin kodlama işinin çok ötesinde bir devrimi ifade ediyor. Şirketlerin doğru analizlerle karlılığını arttırmaları, büyümeleri ve sektörlerinde öncü olabilmeleri için kul...

Mühendis mi öğretir? Usta mı?

Değerli dostlar, İşletmelerde o kadar çok problem var ki, gördüğünüz gibi anlat anlat bitmiyor. Bir diğer problem, mühendislerinde, çekirdekten gelen patronunda üretim prosesi bilgisi atelyedeki ustabaşından geliyor. Yani ikiside atelyedeki ustanın rahle-i tedrisatından geçiyor. Bu gerçekten çok acı bir durum, burada emekçi usta kardeşlerimi eleştirdiğimi düşünmeyin lütfen. Ancak, ustaların prosese bakışı ve değerlendirmesi ile tabiki, mühendisin bakışı ve değerlendirmesi farklı olmalıdır. Usta yaşanmışlıkları ile hareket ederken, mühendis bilgisiyle hareket etmelidir. Maalesef üniversitelerimizden mezun olan genç arkadaşlarımız ağırlıklı teorik bilgilerle yetiştikleri için, herhangi bir üretim prosesinde yorum yapabilecek durumda olmuyorlar. Üstlerindeki amir de aynı süreçten geçip, ustadan öğrendikleri ile yorum yaptığı için çoğu zaman, genç arkadaşlarımızın gelişimleri maalesef yeterli olmuyor. Bir arıza çıktığı durumda, proses de oluşan hatalarla karşılaşınca yorum yapamı...

Gökdelenlerin tarihi

Değerli dostlar, Bugün, gökdelenlerin tarihi üzerine yazı yazacağım. Gökdelenler, ilginçtir ama çeliğin üretim metodunun yenilenmesi ile başlar. 1855 te, Sir Henry Bessemer, çeliğin mass production olarak üretilebilmesine olanak sağlayan metodunun patentini almasıyla, yeni bir bina mimarisi ortaya çıkar. Ancak, burada bir diğer problem ortaya çıkmıştır. Yüksek binalara nasıl çıkılacak? Düşünsenize, 50. Kata yürüyerek çıkıldığını. 1857 de, Elisha Otis, bu problemi çözmek için, ilk güvenilir asansörü icat etmiştir. 1885 te yapılan, 10 katlı Chicago sigorta binası ilk gökdelen değildir, ancak ilk yapı çeliğinin kullanıldığı binadır. Bu inşaat alanında o dönem için büyük bir yeniliktir. 1903 yılında, (Reinforced concrete) güçlendirilmiş beton kullanılarak yapılan ilk gökdelen 15 katlı, Ingalls Building tir. Ve, 1931 yılı, hepimizin bildiği Empire State in yapıldığı yıldır. 410 günde tamamlanmıştır. 1972 yılına kadar Dünya’nın en uzun gökdelenidir. Art Deco mimarisine sahip bi...